“Ayrımcılık sağlığa zararlıdır!”

1291
1
Paylaş:

BAKTIKÇA / A. Kemal KAŞKAR –

Çankaya Köşkü’nde Koronavirüs ile Mücadele Eşgüdüm Toplantısı 18 Mart Çarşamba günü yapıldı.

Toplantı sonrasında, “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adı altında alınan bir dizi ekonomik-sosyal önlem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.

21 maddelik bu önlemlerden sonra işveren-esnaf temsilcileri başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerinden, açıklanan önlemlerin talepleri büyük ya da bir ölçüde karşıladığı yönünde açıklamalar gelirken, işçi-emekçi temsilcileri hoşnutsuzluklarını dile getirmeye başladılar …

Her şeyden önce, ‘Koronavirüs ile Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nde, sevgili ülkemizde iktidarın ‘iletişim-eşgüdüm içinde olması gereken’ tüm adres-aktörlerle buluşulmamasına yönelik haklı eleştiriler dile getirilmeye başlandı. Eşgüdüm platformunda doğallıkla olması gereken-beklenen, başta CHP olmak üzere ülkemiz siyasetindeki ‘muhalefet partileri’nin de olmaması, en sık tüketilen ‘milli birlik söylemi’nin içtenlikten çok uzaklarda kaldığına bir olumsuz örnek daha oluşturmuştur …

Tam da bu noktada, DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamasına yer vermek istedim sayfamda …

BAKTIKÇA’da ayrıca DİSK’in koronavirüs ile mücadele sürecinde alınması gereken ekonomik-sosyal önlem önerileri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Ekonomik İstikrar Kalkanı” kapsamında atılacağı açıklanan 21 adımı da paylaşıyor, sevgili halkıma, tüm dünya halklarına kolaylıklar, sağlıklar diliyorum …

 

“Ayrımcılık sağlığa zararlıdır!”

İşçi sendikaları konfederasyonları içinde sadece DİSK bu konuda kapsamlı çalışmalar yaparak, önlemlere dair öneriler geliştirerek, üyelerini ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirirken hükümeti sosyal diyalog mekanizmalarını işletmeye çağırmıştır. Ancak toplantıya davet edilmeyen tek işçi sendikaları konfederasyonu da DİSK olmuştur. Çok sayıda işveren örgütlerinden diğer işçi sendikaları konfederasyonlarına onlarca kurumun katıldığı Koronavirüs ile Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’na DİSK çağırılmamıştır. Oysa DİSK yasal olarak çalışma hayatı sorunları konusunda muhatap alınması gereken üç işçi konfederasyonundan biridir.

DİSK’in önerileri işverenlerin, hükümetin hoşuna gitmemiş olabilir. Devleti yönetenler ve işverenler DİSK’in bağımsız çizgisinden rahatsız da olabilir. Ancak toplum sağlığını ilgilendiren böylesi ciddi bir konuda bile müzakereden kaçmak kabul edilebilir bir tutum değildir. Koronavirüs salgınıyla ve yaratacağı sosyal tahribatla mücadele, toplum olarak hep beraber verilmesi gereken bir mücadeledir ve bu halkın sağlığı şahsi ideolojik takıntılarla, ayrımcılıkla, aklı esir alan kindarlıkla korunamaz. Aksine bu tutumun kendisi sosyal tahribat yaratmaktadır.

DİSK’in gücü DİSK’e güvenen, DİSK’in sözüne kulak veren, DİSK’in yapacağı çağrılara yanıt veren örgütlü veya örgütsüz milyonlara işçiden gelmektedir. Bu mekanizmalara çağırılsın veya çağırılmasın DİSK, halk sağlığını ve işçi sınıfının haklarını korumak için mücadeleye devam edecektir.




DİSK’in, alınmasını istediği önlemler …

DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun, koronavirüs salgını nedeniyle çalışma yaşamında işçilerle ilgili olarak alınmasını istedikleri -bazıları yerel yönetimlerce alınan/açıklanan- önlemlerle ilgili açıklaması …

Koronavirüs salgını halk sağlığını tehdit ederken çalışma yaşamı ve ekonomi üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor. Virüsle mücadelenin yaratabileceği sosyal tahribatı azaltmak ve çalışanların korunması için çalışma yaşamına ilişkin aşağıdaki önlemler acilen alınmalıdır.

1.Koronavirüs salgını süresince işten çıkarmalar (suçlu çıkarmalar dışında) yasaklanmalıdır.

2.Ekonomideki olumsuz gelişmelere paralel olarak işsizlikte yaşanabilecek artışlara karşı işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları kolaylaştırılmalıdır. İşsizlik sigortası ödeneği alabilmek için son üç yılda 600 gün çalışma koşulu virüsle mücadele döneminde 90 güne indirilmelidir.

3.Koronavirüs salgını süresince işsiz kalanların ve gelir kaybına uğrayanların elektrik, su, doğalgaz, iletişim temel ihtiyaçlarına ilişkin faturaları ile kredi borçları ertelenmelidir.

4.Okullarının tatil süresine paralel olarak 15 yaşından küçük çocuğu olan çalışan anne babalardan birine kamuda idari izin özel sektörde ise ücretli izin verilmelidir. Kamu ve özel sektör ayırımı olmaksızın risk grubu çalışanlara gelir kaybı olmaksızın izin verilmelidir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerinde olanlara verilen idari izin, özel sektörde de ücretli izin olarak uygulanmalıdır.

Koronavirüs kapsamında verilen ücretli izinler yıllık ücretli izin hakkından mahsup edilmemelidir.

Salgınla mücadele döneminde 14 gün olarak öngörülen karantina hali, SGK ve Bakanlık tarafından “hastalık hali” kapsamına alınmalı ve bu sürede çalışanların gelir kaybı önlenmelidir.

5.İşten çıkarmalar ve ücretsiz izinler yerine kısa çalışma ödeneği ve ücretli izin uygulaması yaygınlaştırılmalıdır. Çalışma sürelerini azaltmak zorunda kalan, salgın süresince kapanan, üretim veya hizmeti azaltan işyerleri için İşsizlik Sigortası Fonu kapsamındaki Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması başlatılmalıdır. Mevzuatta yer alan zorlayıcı sebep tanımı koronavirüs için derhal uygulanmalıdır.

6.Emekliler koronavirüse karşı en kırılgan gruplardan birini oluşturmaktadır. Emeklilerin düşük gelirleri virüse karşı korunmalarını zorlaştırmaktadır. Bu çerçevede asgari ücretten düşük gelir ve aylık alan emeklilere koronavirüsle mücadele döneminde aylık ek 1000 TL destek ödemesi yapılmalıdır.

 

Alınması gereken ‘ek tedbirler’

Koronavirüsle mücadele kapsamında çalışma yaşamına ilişkin önlemleri görüşmek üzere Üçlü Danışma Kurulu başta olmak üzere üçlü mekanizmalar düzenli olarak toplanmalıdır.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) ülkemizde bir salgına dönüşme ihtimaline karşı hükümet tarafından yeni önlemler açıklanmıştır.

İşçi sınıfının bu salgından korunması, ağır mağduriyetler yaşamaması ve halk sağlığı için alınması gereken ek tedbirler vardır. Başta Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere sorumluluğu olan tüm kurumları, işçilerin ve halk sağlığının korunması için alınması zorunlu olan aşağıdaki önlemleri ivedilikle almaya çağırıyoruz.

Okulların ve kreşlerin tatili süresince çalışan anne babalardan birine ücretli korona izni verilmelidir. Ücretli izin kararı gecikmeden alınmalıdır.

Hijyen ve ısınma bu virüsten korunmanın şartlarındandır. Her eve belli bir miktar içme suyu ve doğalgaz parasız olarak sağlanmalı, geçmiş borçlar nedeniyle su ve doğalgaz kesintileri yapılmamalı ve kesilmiş olanlar derhal açılmalıdır.

Korona virüsü özellikle yaşlı nüfus için hayati bir tehlike yaratmaktadır. Bu yaş grubunun daha iyi beslenerek korunabilmesi için, emekli maaşlarına belirli bir süre ek korona desteği verilmeli, emekli maaşları bu süre zarfında 3 bin liranın altında olmamalıdır.

65 yaş üstü yaşlılık aylığı alan kişilere de ek korona desteği ödenmelidir.

Genel olarak çalışma yaşamında konuya dair alınması gereken önlemlerle ilgili olarak işçi, işveren ve hükümet tarafının bir araya geldiği Ekonomik Sosyal Konsey acilen toplanmalıdır.




“Ekonomik İstikrar Kalkanı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, koronavirüs ile mücadele eşgüdüm toplantısının ardından açıkladığı 21 tedbir adımı şöyle …

1- Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon ve Etkinlik-Organizayon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz.

5- KOVİD-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının, Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Virüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlerin etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Stopaj gibi kaynağında yapılan kesintilerin ödemelerini içeren muhtasar beyannamelerin sürelerini 3 ay erteliyoruz.

13- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

14- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hale getirilmesini temin edeceğiz.

15- Kısa Çalışma Ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak ve hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

16- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz.

17- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz. Yine emeklilerimizin maaş promosyon ödemelerinin de, şubelere gitmelerine gerek kalmaksızın, doğrudan hesaplarına yatırılmasını sağlıyoruz.

18- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz.

19- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

20- Küresel tedarik zincirlerindeki aksama ihtimaline karşı hem üretimde hem de perakende de belirlediğimiz önceliklere göre alternatif kanallar geliştireceğiz.

21- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için, sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.




Güler Abla’ya veda …

Can Baba’nın (Yücel) sevgili eşi Güler Ablamızı kaybettik …

Datça’da yaşayan Güler Yücel (85), bir süredir tedavi gördüğü hastanede 19 Mart Perşembe günü öğle saatlerinde yaşamını yitirdi.

Güler Abla, 20 Mart Cuma günü düzenlenecek cenaze/veda töreni ile Datça’da Can Baba’nın yanına defnedilecek … Ailesine, yakınlarına, tüm sevenlerine sabırlar diliyor ve bize kocaman bir boşluk bırakarak gidiveren Güler Ablamızı, yıllar yıllar önce Can Baba’nın anlattığı bir hatıraları ile ilgili şiirimsi bir seslenişimle uğurlamak istiyorum …

‘Hatıra’ şöyle: Can Baba Adana Cezaevinde … Sonradan “Bir Siyasinin Şiirleri” adlı kitabın şiirleriyle tanıştık o günlerle … Adana ülkemizin en sıcak illerinden biri. Can Baba da bunalıyor, eski bir pijamasının paçalarını kesip göndermesini-getirmesini istiyor Güler Abla’dan … Güler Abla isteneni yapıyor yapmasına ama, 70’li yılların ilk yarısında Adana’da cezaevinde bir erkeğin şortla dolaşması çok garip karşılanıyor … Can Baba bu durumunu, “bana öyle bir baktılar ki kendimden utandıydım” diye anlattıydı ballandıra ballandıra, güle güle …

İşte ben de şu dizelerle not düşmüştüm o hatırayı, yıllar yıllar sonra, Can Baba’ya veda ettiğimizde Sevgili Eşim Ayşegül, çizip çerçevelettiği günebakanın ta göbeğindeki Can Baba resmini verdiğinde Güler Abla’ya ben de mealen okuyup anımsatma fırsatı bulduydum …

Gece, irice soğuk bir taş olup geldi cama çarptı

Cam kırıldı gece bitti

Çatlaklardan sabah aktı

Horozlar kuşlar öttü

Sabahın seher vakti

Aklım yıllar yıllar önceye

Aydın’dan taaa Adana’ya gitti …

Can Ustam

Adana’dan mektup yazmış karısına

Demiş ki:

“Gülüm Güler,

Eskice bir pijamamı bul

Paçalarını kesip

Hemen bana gönderiver …”

Sonra, olanları şöyle anlattıydı Can Ustam:

“Adana Cezaevi avlusunda o yıllarda

Erkek adam şortla nasıl volta atar be birader …

Kimse dokunmadı, demedi bir şey ama

O gün bugündür her zaman her yerde sanki

Herkes uzaktan uzağa bacaklarımı seyreder!”

(Aydın E Tipi Cezaevi – 5 Nisan 1987 Pazar 00:52 ile 05:25 saatleri arası …) 

Paylaş:

1 comment

  1. Sedat AKIN 20 Mart, 2020 at 15:38 Reply

    Bu dünya, Kemal BEY, bu dünya hala dönüyor ise, sizin gibi goca yürekli Adamlar sayesinde dönüyof

Yorum Bırak