Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /srv/users/serverpilot/apps/milasbakis/public/wp-content/themes/the-rex/single.php:1) in /srv/users/serverpilot/apps/milasbakis/public/wp-content/themes/the-rex/single.php on line 13
Nedir şu göllerimizin başına gelenler! – Milas Bakış Gazetesi – Milas Haberleri

Nedir şu göllerimizin başına gelenler!

1376
0
Paylaş:

BAKTIKÇA / A. Kemal KAŞKAR –

Gümüşhane ilimizde, deniz seviyesinden 2 bin 140 metre yükseklikteki Taşköprü Yaylası’nda, 12 bin yıllık olduğu söylenen ‘Dipsiz Göl’ün başına gelenleri anımsıyor musunuz?

2 kişi, ‘Dipsiz Göl’ün dibinde ‘define’ aramak için kazı başvurusunda bulunmuş, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü bu kişilere ruhsat vermiş. Gümüşhane Valiliği, Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün olurları ile 6 Kasım 2019 tarihinde, Jandarma tarafından alınan güvenlik önlemleri eşliğinde gölün önce suyu boşaltılıp sonra da iş makineleri ile kazılıp altı üstüne getirildi ama ‘define’ bulunamadı!

Sonra ne oldu?

Gümüşhane Valiliği’nin “göl alanı eski haline getirildi” açıklamasına rağmen durumun öyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı: Susuz kalan ‘Dipsiz Göl’ toprakla doldurulup kapatılmış, yani öldürülmüştü!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, konuyla ilgili soruşturma açıldığını, bazı ilgililerin bu soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldıklarını duyururken, Gümüşhane Valiliği de, “kazı için olur” verenlerle ilgili ayrıca soruşturma başlatıldığını açıklıyordu.

Sonra?

Sonrasında, Gümüşhane Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri tarafından göl alanına doldurulan toprak çıkarılıp göl zeminine ‘su geçirmez’ özellikte kireçli-killi toprak döküldü ve taşıma-akıtma suyla doldurulmaya çalışıldı Dipsiz Göl … Ardından, “kar mevsimi geçip karların erimesiyle” gibi açıklamalar yapıldı … Büyü bozulmuştu!

Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, “Bilim adamlarımızın bize göstereceği yolla, gölümüzün düzenlenmesiyle ilgili doğru bir çalışma yapacağız. Çalışma sonrasında burada yaşayan vatandaşlarımızı da dinleyerek, her türlü tedbiri alacağız” dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Kazı sırasında gölün doğal yapısı muhtemelen bozulmuştur. Orası sonuçta öyle ya da böyle bir şekilde dengede idi. Gelen su ile buharlaşan su arasında bir denge vardı. Gölün beslenme yolları kapandıysa eğer, doldurduktan sonra o su kaçar gider. Yapılan çalışmalarla gölün, doğal yol ile yoksa taşınacak suyla mı eski hale geleceğini zaman gösterecek” dedi.

Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Raif Kandemir ise, “12 bin yılda oluşan bu gölü nasıl olacak da siz doldurarak eski haline getireceksiniz? 12 bin yıllık bir değer ve ekosistem göz göre göre yok edilmiştir” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum da, Dipsiz Göl ve çevresinin Sit alanı ilan edileceğini belirterek gölün eski haline getirileceğini söylemişti.

Geçenlerde Burdur Yeşilova’daki ‘Salda Gölü’nde iş makinaları ve kamyonlarla ‘kum’ taşınması işi ile ilgili görüntüler ve sonrasında başta Çevre Bakanı Fatih Kurum olmak üzere sıra sıra yetkililer ve yetkililer ve de ilgililer tarafından yapılan açıklamaları duyunca aklıma ‘Dipsiz Göl’ geliverdi.

Nasıl becerebiliyoruz bu işleri Allah aşkına!

Olacak iş değil!

ÖNCE, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca: “Salda Gölü ile ilgili olarak sosyal medya platformu Twitter üzerinden paylaşımlar yapılmaktadır. Paylaşımda yer alan görüntüler yüklenici firmanın şantiye alanı ve otopark bölümünde arazi düzenleme görüntüleri olup, koruma amaçlı oluşturulan yaklaşım mesafesinin dışında küçük bir alandır” denildikten KISA SÜRE SONRA Burdur Valiliği’nden yapılan açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı TOKİ Başkanlığınca ihalesi yapılan Salda Gölü’nde çevre düzenlemesi çalışmasını yürüten yüklenici firmanın, yetkili idarelerin izni olmadan Beyaz Adalar Bölgesi’nde iş makinesiyle tesviye ve taşıma çalışmasının ‘izinsiz’ olmasının yanı sıra ayrıca ‘özensiz’ yapıldığı için durdurulduğu belirtilmiş ve “sorumlu firmayla ilgili idari ve adli süreç başlatılmıştır. Salda Gölü çevresinde gerçekleştirilen bütün faaliyetlerin gerekli hassasiyet gösterilerek sürdürülmesi konusunda ilgili birimlerimiz uyarılmış olup süreç Valiliğimiz tarafından yakından takip edilmektedir” denilmişti.

NİHAYETİNDE Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da, “Salda Gölü bizim kalbimiz, en değerli varlıklarımızdan bir tanesidir. Salda Gölü ile ilgili olarak sosyal medyada bizlerin de asla kabul etmeyeceği görüntülerle ilgili, gerekli soruşturmayı başlattık. Salda geleceğe en doğal haliyle ulaşacak. Milletimiz müsterih olsun. Usulsüz vusul olmaz. Usul asıl kadar önemlidir. Salda’yı koruyacak olan projenin kendisi kadar, uygulama usulü de çevreci olmalıdır. Bu nedenle işçilerimizden peyzaj ekiplerimize kadar herkes çok daha dikkatli olacak. En küçük hoyratlığa dahi müsaade etmeyeceğiz. Yüklenici firmaya, projede yer almayan bir uygulama yaptığı için gerekli cezalar verilmiştir. Ayrıca, müşavir firma ve sorumlu personeller ile ilgili soruşturma başlatılmıştır. Sorumluluğu kesinleşen personeller görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Paylaşılan olumsuz görüntüler, #Salda Gölü’nü koruma eksenli projemizi kesinlikle yansıtmamaktadır. Bizim projemiz, bembeyaz kumsallarıyla, turkuaz rengiyle, Salda’yı gelecek nesillere en güzel şekilde koruyarak aktarma projesidir” dedi.

Ve TOKİ Başkanlığı’nın da son açıklamasında, “Yüklenici firmaya makineli araçların inşaat alanına kesinlikle sokulmaması talimatı verilmesine rağmen bu konuda yeterli hassasiyet göstermemiştir. Yüklenici firmaya kusurlu davranışları nedeniyle gerekli maddi ve sözleşmesindeki diğer ceza hükümleri işletilmiştir. Ayrıca, müşavir firma ve sorumlu personeller ile ilgili soruşturma başlatılmış olup, sorumlu olan personeller görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Bu tür görüntülerin bir daha kesinlikle yaşanmayacağını, çalışmalarımızı çevre hassasiyetini ve kamuoyu duyarlılığını gözetecek şekilde yürüteceğimizi saygıyla bildiririz” denildi.

Birkaç iş makinası operatörü ve kamyon şoförü de görevden uzaklaştırılmıştır mutlaka!

Rahatladınız mı?




BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yaşamını yitirdi …

Trabzon’da yaklaşık bir hafta önce rahatsızlanarak önce Akçaabat ilçesinde özel bir hastaneye kaldırılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş (73), koronavirüs testi pozitif çıkınca sevk edildiği Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 14 Nisan Salı günü yaşamını yitirdi.

Önceki gün, koronavirüsle mücadele kurallarına uygun olarak düzenlenen cenaze töreniyle Akçaabat Şehitlik Tepesi’nde toprağa verilen Haydar Baş’ı, hep kendine özgü siyaset tarzı ve eğilip bükülmeyen, ezber bozan tavırlarıyla anımsayacağız ….

Aramızdan ayrılmasının ardından yapılan vefat haberlerinde paylaşılan, 2019 yılı Mart ayında Ankara’da bir toplantıda yaptığı konuşmada Mustafa Kemal Atatürk’le, Deniz Gezmiş ile ilgili şu sözleri, bu değerlendirmenin doğruluğunu çok net olarak ortaya koyuyor …

Mustafa Kemal Atatürk hakkında …

“Dünyanın hiçbir yerinde görülmedi ki, kendi devletini kuran insan eleştirilsin, inkâr edilsin. Bizde bütün bunlar oldu. O kadar eleştirildi ki, inkâr edildi ki ‘yok’ kabul edildi. Şimdi elimizin tersiyle bunları silip, atıyoruz. Biz bu kavgayı çok verdik. Siz ‘Sakallı hoca Atatürk’ün safından olur mu?’ diyorsunuz; ama oldu işte. Onlarca evladın torunu olan Mustafa Kemal’in aleyhinde öyle korkunç dedikodular yaptılar ki, Müslümanlığı bile tartışılır hale geldi. Ben olayın içine girdiğim zaman bu büyük hakikati gördüm. Kim Mustafa Kemal Atatürk’e ‘dinsiz, kâfir’ diyorsa, bilin ki o dinsiz ve kâfirdir. Atatürk, hem dini duyguları çok iyi bilen, yaşayan hem de milli duyguları hayata geçirendir …”

Deniz Gezmiş hakkında …

“O zaman Nişantaşı’ndan solcular yürüyerek Tophane’ye gidecekler. Amerikan 6’ncı Filosu oraya geldi. Biz de sağcı olarak onların karşısına çıkıyoruz. Sarayburnu’nun oraya sağcılar geldi, toplandılar. 6’ncı Filoya dönüp namaz kıldılar. O hareketi yapanlar Müslüman, onları kovmak için giden solcular kâfir. Bunların içinde olan delikanlılardan birisi de Deniz Gezmiş. Ben zannediyordum ki, Deniz Gezmiş’in bu derece sakıncalı birisi olması birkaç tane adamı ya öldürür ya da öldürülmesine vesile olur. Sonra öğrendik ki, onun böyle bir eylemi olmamış. Deniz Gezmiş, Amerika’ya karşı çıktığı o adamları tebliğ ettiği için idam sehpasında sallandırıldı. Sağcılar Amerikan donanmasına dönüp namaz kıldılar, onlar Müslüman, bunlar kâfir. Ben reddediyorum bunu, kabul etmiyorum …”

Haydar Baş’ın vefatının, elbette başta ailesi, yakınları, sevenleri ve siyaset arkadaşları için ama ille de ülkemiz siyaseti için önemli bir kayıp olduğunu düşünüyor, başsağlığı ve sabırlar diliyorum …

Paylaş:

Yorum Bırak