Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /srv/users/serverpilot/apps/milasbakis/public/wp-content/themes/the-rex/single.php:1) in /srv/users/serverpilot/apps/milasbakis/public/wp-content/themes/the-rex/single.php on line 13
Olumsuz düşünmek ve demans riski! – Milas Bakış Gazetesi – Milas Haberleri

Olumsuz düşünmek ve demans riski!

480
0
Paylaş:

Bilim insanları, Alzaymıra neden olan depresyon ve kaygı bozukluğu gibi faktörlerin altında sürekli olarak olumsuz düşünmenin yattığından şüpheleniyor.

Sürekli olarak olumsuz düşünmenin, ileri yaşlarda bilişsel zayıflamaya ve Alzaymır hastalığına neden olan iki zararlı proteinin büyük oranda birikmesine neden olduğunu ortaya koyan yeni bir araştırma yayımlandı.

CNN’de yer alan habere göre, negatif düşünceyle demans arasında ilişki ortaya koyan araştırmanın başyazarı ve University College London’dan Dr. Natalie Marchant, “Sürekli olarak olumsuz düşünmenin demans açısından yeni bir risk faktörü olabileceğini öneriyoruz” diye belirtiyor.

İki yıllık sürede 55 yaş üzeri 350 kişinin olumsuz düşüncelerinin incelendiği araştırmada katılımcıların üçte biri PET beyin tomografisinden geçti. Beyin taramalarından elde edilen sonuçlar, daha uzun süre olumsuz düşünen kişilerin beyinlerinde, diğerlerine kıyasla bahsi geçen proteinlerin daha fazla biriktiğini gösteriyor. Olumsuz düşünme biçimi bu kişilerde dört yıllık süre içinde bilişsel zayıflamaya ve daha kötü bir hafızaya neden oluyor.

Araştırmada aynı zamanda kişilerin anksiyete ve depresyon seviyeleri ölçülerek depresif ve anksiyetesi olan insanlarda düşünsel becerilerin daha düşük olduğu görülmüş. Öte yandan Alzaymır’a neden olan proteinlerin önceden depresyon ve anksiyete belirten kişilerde artmadığı görülmüş.

Bilim insanları, Alzaymıra neden olan depresyon ve kaygı bozukluğu gibi faktörlerin altında sürekli olarak olumsuz düşünmenin yattığından şüpheleniyor.

Nörolog Dr. Richard Isaacson, “Bu, alzaymırla sürekli olarak olumsuz düşünme arasındaki biyolojik ilişkiyi gösteren ilk çalışma. Doktorlara risk değerlendirmesi ve daha kişiselleşmiş tıbbi müdahaleler açısından daha kesin bir yol sunuyor” diyor. (t24 sağlık)

Paylaş:

Yorum Bırak