A. Kemal KAŞKAR –
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralları ile ilgili olarak verilmiş kapatma kararlarının uygulanması ve termik santrallerin doğa ve insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekerek farkındalıkları yaygınlaştırma amacıyla, Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK), Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), İklim Adaleti Koalisyonu ve Ekoloji Birliği tarafından ‘Muğla Adalet Kervanı’ adıyla 20 Ekim’de Datça’dan başlatılan yürüyüş; Marmaris, Akyaka, Menteşe, Yatağan, Milas ve Bodrum’un ardından 28 Ekim Cumartesi günü Akbelen’de tamamlanacak.
Önceki gün önce Milas kent merkezine, sonrasında Güllük ve Boğaziçi’ne ulaşan ve bildiriler dağıtan ‘Adalet Yürüyüşçüleri’ tarafından, ilçemiz Şehir Parkı’nda yapılan açıklamada özetle şöyle denildi:
“Muğla’daki üç termik termik santral hakkında 27 sene önce, 1996 yılında mahkemece verilmiş kapatma kararları olmasına rağmen santrallar çalışmaya devam etmektedir. Kapatılması için öngörülmüş bir takvim de yoktur. Linyit kömürü ile çalışan ve 40 yıldır havayı, suyu, toprağı kirleten, sağlığımızı bozan, köylerimizi, bağımızı, bahçemizi, zeytinlerimizi, ormanımızı, derelerimizi, yer üstü, yer altı su kaynaklarımızı yok eden, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları, bu santral ve ocaklarda çalışanları mağdur etmeden, uluslararası çalışma örgütünün önerdiği Adil Geçiş tedbirleri de alınarak bir an önce kapatılmalıdır.
Termik santrallar ve kömür ocakları nedeniyle bugüne kadar 23 köyümüzün 8’i tamamen, 15 köyümüzün de önemli bir bölümü yok edilmiş, köylüler göç etmeye ve sefalete zorlanmıştır. Ruhsat sahası içinde kalan 37 köyümüz daha yok edilme tehdidi altındadır. Termik santrallar ve kömür ocakları kapatılmadığı takdirde sadece Akbelen değil, Çamköy, Karacahisar, Turgut ve ruhsat sahası içinde kalan bütün köy, mera ve ormanlarımız yok edilecektir. Akbelen için de iş işten geçmiş değildir, ağaçlar kesilmiş olabilir ama Akbelen orman vasfını korumaktadır. Bütün Muğlalılar olarak hep birlikte mücadele edersek, Akbelen’i kurtarabiliriz. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, Akbelen’i, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı, köylerimizi, zeytinlerimizi, arıcılığımızı, sağlığımızı korumak istiyorsak, fosil yakıtlı termik santrallar kapatılmalıdır.”
“Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkalım”
Açıklamanın okunmasının ardından bir konuşma yapan Akbelen direnişinin sembol ismi Nejla Işık ise, “Biz gelecek nesillere, çocuklarımıza güzel bir ülke, temiz bir gelecek, ormanlar, zeytinler, toprak ve tüm canlıların yaşam alanı için su bırakmak zorundayız. Bu bizim borcumuzdur. Biz köylüler olarak orada nöbetimizi bırakmadık. Siz de Milas olarak uyanın ve Akbelen’e sahip çıkın. Yaşamımız için en büyük temel ihtiyaç sudur. Üç termik santral bizim yıllardır sularımızı yok ettiler. Santraller soğutmada Milas’ın kullandığı suyun 2,5 katı su kullanıyor. Yargı kararına uyulsun. 30 sene önce verilen santraller kapatılsın kararı uygulansın. Derdimiz santrallerde çalışan insanlarla değil. Ne köylüler olarak bizler mağdur edilelim, ne de işçiler mağdur edilsin. İnsanlarımız kanserden ölüyor. Termik santraller; ölen insanlarımızı, su kaynaklarımızı geri getirebilecek mi? Uyuduğunuz uykudan uyanın! Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkalım” dedi.




