BAKIŞ Haber –
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla örgütleri, Muğla’nın 13 ilçesinde eş zamanlı basın açıklaması yaparak kentte yaşanan su sorununa dikkat çekti. İlçe başkanlıklarının ortak açıklamasında “Su krizi doğal değil, siyasidir” vurgusu öne çıkarken, “Muğla’nın suyu Muğla’ya aittir” mesajı verildi.
Aynı saatlerde 13 ilçede okunan açıklamada, su sorununun yalnızca yerel bir mesele olmadığı, tüm Muğla’yı ilgilendiren ortak bir problem olduğu belirtildi. CHP örgütleri, yaşanan sıkıntıların belediyelerden kaynaklanmadığını savunarak, asıl sorumluluğun merkezi yönetim ve Devlet Su İşleri’nde (DSİ) olduğunu ifade etti.
“Sorumluluk Belediyelerde Değil”
Açıklamada, içme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının merkezi idarenin görev alanında olduğu hatırlatıldı. CHP ilçe başkanlıkları, “Verilmeyen suyun, yapılmayan yatırımların ve yerine getirilmeyen taahhütlerin faturası belediyelere kesilemez” diyerek yerel yönetimlerin hedef gösterilmesine tepki gösterdi.
Su Krizi Yanlış Politikaların Sonucu
Muğla’da yaşanan su sıkıntısının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı belirtilen açıklamada, sorunun temel nedenleri şu başlıklarla sıralandı:
- Kontrolsüz nüfus artışı
- Plansız ve rant odaklı turizm politikaları
- İmar baskısı
- Enerji ve sanayiye öncelik tanıyan su tahsisleri
- Baraj, HES ve JES projeleri
- Yıllardır düşürülemeyen kayıp–kaçak oranları
CHP örgütleri, bu gerçeklerin göz ardı edilerek sorunun sadece “kuraklık” ile açıklanmasının gerçeği çarpıtmak olduğunu vurguladı.
Dalaman Çayı Vurgusu: “220 Milyon m³ Aydın’a, Muğla’ya Yok”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde ise Dalaman Çayı’ndan yapılan su tahsisine ilişkin çarpıcı iddialar yer aldı. CHP’ye göre Muğla, kendi içme ve kullanma suyu ihtiyacı için Dalaman Çayı’ndan yaklaşık 50 milyon metreküp su talep etti ancak bu talep DSİ tarafından karşılanmadı.
Buna karşın, Muğla kendi havzasında su sıkıntısı yaşarken, yaklaşık 220 milyon metreküp suyun Aydın’a tahsis edildiği belirtildi. CHP ilçe başkanlıkları bu durumu:
- Havza yönetimi ilkesine aykırı,
- Ekolojik dengeyi bozucu,
- Su tahsisinde adalet ilkesini yok sayan
bir karar olarak nitelendirdi ve bunun teknik değil, siyasi bir tercih olduğunu savundu.
“Su Bir Ayrıcalık Değil, Yaşam Hakkıdır”
Açıklamada Anayasa’ya atıf yapılarak içme ve kullanma suyunun temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı. Suyun ticari bir meta gibi yönetilmesinin yaşam hakkının ihlali olduğu ifade edildi.
Belediyeler Çalışıyor, Sorun Merkezi Yönetimde
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin bilimsel ve teknik çalışmalarla kalıcı çözümler üretmeye çalıştığı belirtilirken, sorunun belediyelerin çabasından değil, merkezi yönetimin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı ileri sürüldü.
CHP’den Çağrı
CHP Muğla ilçe başkanlıkları ortak açıklamalarında şu çağrılarda bulundu:
- DSİ, Muğla’ya verdiği taahhütleri derhal yerine getirmeli,
- Su yönetimi ranttan ve ayrıcalıktan arındırılmalı,
- Enerji ve şirket çıkarları değil, yaşam hakkı esas alınmalı,
- Muğla’nın su politikaları bilimsel, kamucu ve ekolojik temelde yeniden düzenlenmeli.
Açıklama, “Su yaşamdır, su haktır, Muğla’nın suyu Muğla’ya aittir” sözleriyle son buldu.




