Diş fırçanız aslında mikroskobik ölçekte, mide bulandırıcı olarak tanımlanabilecek bir ekosistem. Fırçanızın eskiyen kıllarını, suyun altında kala kala milyonlarca organizmaya ev sahipliği yapan bir ormana benzetmek mümkün. Şu anda diş fırçanızda bir ila 12 milyon arasında bakteri ve mantar bulunuyor olabilir. Yüzlerce farklı türe ait bu organizmalar sayısız virüsle birlikte yaşarlar.
Bazen, yakındaki bir tuvaletin sifonundan ya da açılan bir pencereden gelen mikroorganizmalar da bu topluluğa katılır. Ve siz, günde iki kez bu “karışımı” ağzınıza sokup güzelce karıştırırsınız.
Mikroplar nereden geliyor?
Almanya’daki Rhine-Waal Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden mikrobiyolog Marc-Kevin Zinn, diş fırçalarındaki mikropların kaynaklarını üçe ayırıyor. Zinn, bunları; diş fırçası sahibinin ağzı, cildi ve fırçanın bulunduğu ortam olarak sıralıyor. Bir diş fırçasının daha ilk kez kullanmadan önce bile üzerinde mikroplar bulunabilir.
Brezilya’daki mağazalardan alınan 40 yeni diş fırçasının incelendiği bir çalışmada, bunların yarısının çeşitli bakterilerle zaten kirlenmiş olduğu bulundu. Neyse ki diş fırçalarımızda yaşayan mikropların çoğu zararsız. Büyük bir kısmı, tahmin edilebileceği gibi ağzımızdan geliyor.
Diş fırçasının kıllarına tutunabilen bakterilerin bazıları sağlığımız açısından faydalıdır. Kimi diş çürüğüne yol açan zararlı bakterilere karşı bizi koruyabilirler.
Tuvalet bulutu …
Her sifonu çektiğinizde, su ve dışkıdan oluşan minik damlacıklar yaklaşık 1,5 metre yüksekliğe kadar sıçrayarak havaya karışır. Bu aerosol benzeri bulut, grip, Covid-19 gibi hastalıklara neden olan bakterileri ve virüsleri taşıyabilir. Eğer diş fırçanızı tuvaletin yakınına koyarsanız, klozetinizin içindekiler kılların üzerine yerleşebilir. Enfekte olma riski genellikle sifonu çekerken mikropları doğrudan solumaktan kaynaklansa da, bir dahaki sefere sifonu çekmeden önce klozet kapağını kapatmayı düşünebilirsiniz.
Ortak banyolarda sorun daha da büyür. Bir üniversitede yapılan araştırmaya göre, ortak banyolarda bulunan öğrencilerin diş fırçalarının yüzde 60’ı dışkı kaynaklı bakterilerle kirlenmişti ve mikropların, bir kişinin fırçasından diğerine geçtiği anlaşıldı.
Bazı araştırmalar, grip ve koronavirüslerin diş fırçalarında birkaç saat, uçuk virüsü gibi bazı virüslerin ise 48 saate kadar hayatta kalabildiğini gösteriyor. Bu da hastalıkların bulaşması için bir yol oluşturabilir.
Birden fazla fırça aynı yerde saklanıyorsa, kıllarının birbirine temas etmemesi öneriliyor.
Risk ne kadar büyük?
Bazı diş fırçaları, mikropları kontrol altında tutmak amacıyla antimikrobiyal kaplamalarla satılıyor. Çoğu araştırma, bu kaplamaların bakterilerin sayısını azaltmada etkili olmadığını, hatta dirençli türlerin artmasına yol açabileceğini gösteriyor. Aslında, fırçanızı kullandıktan sonra oda sıcaklığında dik konumda açıkta kurumaya bırakmak, üzerindeki mikropları azaltmanın en basit yollarından biri. Çünkü, örneğin grip ve koronavirüs gibi birçok virüs kurudukça parçalanır. Diş çürüğüne neden olan bakteriler, fırça kıllarında 8 saate kadar canlı kalabilir, ancak 12 saat sonra ölmeye başlar.
Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), fırça başlıklarını kapatmamanızı veya kapalı kutularda saklamamanızı öneriyor. Çünkü bu, mikropların çoğalmasını teşvik edebilir.
Diş fırçası nasıl temizlenir?
Kullandığınız diş macunu genellikle antimikrobiyal özellikler taşır ve fırça üzerindeki mikropları azaltabilir.
Suyla durulamak da ancak bir kısmını gideriyor ve fakat birçok bakteri hâlâ tutunmaya ve büyümeye devam ediyor.
Eskiyen ve yıpranmış fırça kılları, bakterilerin barınması için daha fazla yüzey ve sıvı tutar. Bu nedenle, Amerikan Diş Hekimleri Birliği, diş fırçalarının her üç ayda bir değiştirilmesini öneriyor. Bağışıklığı zayıf kişilerde ise bu süre daha kısa olmalı. Bakterilerin fırça üzerinde yaklaşık 12 haftalık kullanımın ardından en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Bu arada, banyodaki fırçanıza bir kez daha bakmak isteyebilirsiniz. Belki de onu değiştirme zamanı gelmiş olabilir. (Cumhuriyet Bilim Teknik)



