A.Kemal KAŞKAR –
Emekli Sendikaları Platformu tarafından yapılan açıklamada, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin, aylarca çalışıp hak ettikleri ücretlerini, kıdem ve ihbar tazminatlarını ve diğer özlük haklarını alabilmek için Ankara’da direndikleri belirtilip madencilerin ayrıcalık ve sadaka istemediklerine, yıllarca çalışarak kazandıkları haklarını istediklerine dikkat çekilerek, “Üstelik bu haklar için verilen mücadelede defalarca görüşmeler yapıldı, ödeme takvimleri açıklandı, kamu makamları devreye girdi. Buna rağmen verilen sözler tutulmadı” denildi.
‘Düzene karşı ortak mücadele!’
Tüm Emeklilerin Sendikası Milas Şubesi tarafından gazetemize iletilen “Madencinin hakkı için direnmek hepimizin mücadelesidir” başlıklı açıklamada daha sonra “Ücretini ödemeyen patron değil de ücretini isteyen işçi neden gözaltına alınıyor? Tazminatını vermeyen şirket değil de hakkını isteyen madenci neden polis barikatıyla karşılaşıyor?” diye sorulup devletin görevinin, işçinin karşısına polisi çıkarmak değil işçinin gasp edilen hakkını patronlardan almak olduğu vurgulandı ve “Bir tarafta yıllarca çalışmasına rağmen ücretini ve tazminatını alamayan işçi, diğer tarafta bir ömür çalıştıktan sonra aldığı aylıkla geçinemediği için yeniden çalışmak zorunda bırakılan emekli vardır. İşçinin ücretini patronun insafına bırakan düzen ile emekliyi açlık sınırının altında aylığa mahkûm eden düzen aynıdır. Madencinin alın terine el koyan ekonomik düzen ile emeklinin yıllarca ödediği primlerin karşılığını insanca yaşayabileceği bir aylık olarak vermeyen anlayış aynı tercihin ürünüdür. Bu nedenle Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin mücadelesi yalnız madencilerin mücadelesi değildir. Bu mücadele ücretini alamayan işçinin, iş cinayetlerinde yaşamını kaybeden emekçinin, geçinemediği için 60’ında 70’inde yeniden çalışmak zorunda bırakılan emeklinin ortak mücadelesidir” denildi.
“Dayanışmayı kent kent örgütlemeye devam edeceğiz”
Emekli Sendikaları Platformu’nun; madencilerin bütün alacaklarının eksiksiz ve derhal ödenmesi, verilen sözlerin ve yapılan protokollerin gereğinin yerine getirilmesi, işçilerin haklarını güvence altına alma sorumluluğunu üstlenen kamu kurumlarının bu sorumluluğun gereğini yapmaları, haklarını kullanan madencilere yönelik baskı, gözaltı ve engellemelerin son bulması, işçilerin örgütlenme, direnme ve hak arama hakkına saygı gösterilmesi taleplerinin ifade edilmesinin ardından açıklamanın son bölümünde şu görüşlere yer verildi:
“Bizler yıllardır emeklilerin sendikal haklarının tanınması, insanca yaşayabileceğimiz bir emekli aylığı ve demokratik bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Bu mücadeleden öğrendiğimiz çok açık bir gerçek var: İşçiyi emekliden, emekliyi madenciden, kamu emekçisini fabrikadaki işçiden ayıran duvarları aşmadan emeğin haklarını savunamayız. Maden işçilerinin bütün emek ve demokrasi güçlerine yaptığı dayanışma çağrısını bu nedenle önemsiyoruz. Dayanışmayı yalnız açıklamalarla sınırlı tutmamak, madencilerin sesini işyerlerine, mahallelere, kent meydanlarına taşımak bugün bütün emek örgütlerinin ortak sorumluluğudur. Çünkü bugün madencinin hakkına sahip çıkmak, yarın hepimizin hakkına sahip çıkmaktır. Madencilerin haklı mücadelesinin yanındayız. Hakları ödeninceye kadar seslerini büyütmeye ve dayanışmayı kent kent örgütlemeye devam edeceğiz. Kurtuluşun yolu kendi ellerimizdedir: işçinin, emeklinin ve bütün emekçilerin yan yana, fiili, meşru ve birleşik mücadelesindedir.”




