BAKIŞ Haber –
Hüsamlar eski maden sahasında, doğaya yeniden kazandırma çalışmalarını kapsayan “Hüsamlar Yeniden – Eski Maden Sahası Rehabilitasyonu” projesi düzenlenen bir törenle başladı. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından yürütülen ve 511 hektarlık alanı kapsayan proje, Cumhuriyet tarihinin tek seferde yapılan en büyük rehabilitasyon çalışması olarak belirtiliyor. YK Enerji Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, 2023 yılında pilot uygulaması başlatılan proje kapsamında, bugüne kadar 65 hektarlık alan rehabilite edildi.
Projenin açılış törenine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü (MAPEG) Arslan Narin katıldı. Konuşmasında, maden sahalarının rehabilitasyonu konusunda ülkenin önemli bir yol kat ettiğini ifade eden Narin, MAPEG’in yürüttüğü TÜRMES projesiyle, maden sahalarında yerinde inceleme yaparak bir envanter oluşturduklarını ve bugüne kadar 9 bin hektarlık alanda 20.7 milyon ağaç dikildiğini tespit ettiklerini belirtti. Narin, “Maden rezervlerimizi ekonomiye kazandırırken, doğaya geri kazandırma çalışmalarına da önem veriyoruz. Madenlerimizi sürdürülebilir yöntemlerle işletecek ve sonunda doğaya yeniden kazandıracağız” diye konuştu.
Çalışma Alanında Piknik Alanları ve Göletler Olacak
Yeniköy Kemerköy Enerji, 511 hektarlık alanda doğaya yeniden kazandırma çalışmalarını “Hüsamlar Yeniden – Eski Maden Sahası Rehabilitasyonu” adı altında yürütüyor. Proje kapsamında eski maden sahasına yürüyüş yolları, piknik alanları ve göletler gibi rekreasyon alanları oluşturulacak. Aynı zamanda, Milas’ın simgesi haline gelen bir anıt zeytin ağacının da rehabilitasyon alanına dikilmesi planlanıyor. Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, projenin planlama sürecinde bölge halkı, üniversiteler ve yerel yöneticilerle iş birliği yapıldığını belirtti. Işık, “Geçtiğimiz yıl 65 hektar alanda yapılan dikimlerde yüzde 96 tutma oranı elde ettik, bu başarı detaylı bir planlamanın sonucudur” dedi.
Uzmanlardan Destek Alınarak Yürütülen Rehabilitasyon Çalışmaları
Etkinlikte düzenlenen panelde, alanında uzman akademisyenler rehabilitasyon sürecine dair görüşlerini paylaştı. İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, doğanın kendini yenileyebilme sürecini hızlandırmanın önemine değinerek, madenlerin sürdürülebilir madencilik anlayışıyla ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. Kumral, “Doğa kendini rehabilite edebiliyor, bizim görevimiz bu süreci hızlandırmak” diye ekledi.
Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ise kendi projelerinde doğal saksı yöntemiyle kompostlu toprak hazırladıklarını ve zeytin gibi az su isteyen dayanıklı bitkilerle rehabilitasyon çalışmaları yürüttüklerini anlattı. Prof. Dr. Özkaya, zeytin ağaçlarının düşük suyla yüksek polifenol üretebildiğini ve bu sayede daha katma değerli ürünler elde edilebildiğini belirtti.
Su Yönetimi ve Peyzaj Çalışmaları
Ankara Üniversitesi Su Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gökşen Çapar, su havzası yönetiminin önemi üzerinde durarak, suyun tarlada ve endüstriyel tesislerde tekrar kullanım yollarının aranması gerektiğini ifade etti. Çapar, “Sorumlu tüketim ve üretim, atıkları iyi yönetmek kadar önemlidir” diyerek sürdürülebilir su yönetiminin altını çizdi.
Hüsamlar Yeniden Projesi danışmanı Doç. Dr. Sultan Gündüz ise, rehabilitasyon alanında yapılacak peyzaj çalışmalarını anlattı. Çeşitli köylerden alınan verilerle bölgenin bitki örtüsüne uygun türler seçildiğini belirten Gündüz, su kaynaklarının etkin kullanımı ve yağmur hasadı gibi sürdürülebilir yöntemlerle doğaya uygun çözümler geliştirdiklerini söyledi.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Rehabilitasyonu İzleyecek
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nin (TTKD) proje alanında yaptığı incelemeler sonucunda hazırladığı raporlar, rehabilitasyon sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Dernek, Yeniköy Kemerköy Enerji ile yaptığı protokol kapsamında projeyi bir yıl daha izleyecek ve kamuoyuna raporlayacak.
Projenin, hem çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunması hem de bölgenin doğal yapısına uygun olarak geliştirilmesi amaçlanıyor. Rehabilitasyon kapsamında oluşturulacak piknik alanları, göletler ve yürüyüş yollarının yanı sıra bölgenin simgesi haline gelecek bir anıt zeytin ağacının dikilmesiyle, bu alanın topluma kazandırılması hedefleniyor.




