Songül KARAKOÇ BÜYÜKTAŞ
Kadın ile doğa arasında ne çok benzerlik var. Örneğin; Toprak Ana, Doğa Ana gibi… Hep üreten, devamını sağlayan varlıklar kadın ile aynı sıfatlarla anılırlar. Toprak üretkendir; tohumunu ekersin sana yiyecek, içecek, giyecek kışça yaşamını sürdürecek her şeyi sana verir, üretir. Kadın da insanlık için üretkendir. Çocuk doğurur, besler, büyütür. Toprak Ana gibi üretir.
Kadına sevgi verirsen sana sevgi, şefkat verirsen sana şefkat gösterir, tıpkı toprak gibi. Hangi tohumu ekersen çoğaltarak sana verir.
İlkçağlarda kadına daha çok saygı gösterilirdi. Anaerkil bir toplumda kadın, üretkenliği sebebiyle erkek tarafından üstün görülmüştü. Zamanla avcılık ve toplayıcılık dönemine geçildikçe erkek fiziksel gücünü bir üstünlük gördüğü için kendini daha üstün gibi görmeye başlamış. Bu sebeple zamanla ataerkil bir döneme doğru gidildi.
Kadın bir çiçek kadar narin bir çınar kadar da güçlüdür. Kadınlarımızı toplumun dışında tutarsak o toplum her daim geride kalmaya ve yıkılmaya mahkûm olur. Bir medeniyetin göstergesi de kadınların da erkekler kadar toplumun her alanında yer almasıdır. Eğer kadın yalnızca süs bitkisi gibi köşede tutulursa zamanla işlevsiz hale gelecektir. O zaman da o toplum asla gelişemez. Az gelişmiş toplumlar kadından “eksik etek”, “eksik” diye bahsederler. Çünkü bu toplumlar kadının hiçbir zaman güçlü kabul edemedikleri için kadını, hep arka planda tutmaya çalışırlar. Bu sebeple bu tarz sıfatlar kullanırlar. Hatta bazı erkekler konuşma sırasında “eşim”, “karım” demek yerine “çocuklar” kelimesinin içine kadını da koyar. Onlara göre “eşim, karım” kelimeleri utanılacak bir şeymiş gibi gizlenerek “çocuklar” kelimesinin içine sıkıştırılır. Elbette bu tarz zihniyette olan bir toplumun gelişmesini ve kadını hak ettiği yere koymasını beklemek çok zordur.
Kadın toplumda hak ettiği yerde olmak istiyorsa eğer bunu başaracak, bu fikre sahip çıkacak yine öncelikle kadındır. Erkeklerin sana bu yeri vermesini beklememelisin kendi yerini kendin bulmalı, kendi fikrini öncelikle kendin oluşturmalısın. Aksi halde her zaman erkeklerin gerisinde kalmaya mecbur olursun.
Hiçbir cinsiyet diğerinden üstün değildir, bir cinsiyet diğerinden ne geride ne de ileridedir. Erkek ve kadın birbirini tamamlayandır.



