A. Kemal KAŞKAR –
Milas Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisinin, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür temini için 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılması sürecinde yapılan keşif çalışmaları sırasında Esra Işık’a; “görevli memura görev yaptırmama, direnme, tehdit ve hakaret” iddialarıyla açılan davada Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakaret-tehdit nedeniye 442 gün karşılığı para cezası ile hükmün açıklanmasının 5 yıllık denetim süresince başkaca suç işlenmemesi koşuluyla ertelenmesinin yanısıra, görevli memura görev yaptırmama, direnme nedeniyle de 2 yıl 1 ay ceza verilmesine karar verdi.
Işık’ın kararı istinaf mahkemesine götüreceği öğrenildi.
Bilindiği gibi, Danıştay 6. Ceza Dairesi acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurmuş ve bu gelişme davanın ‘boşa düştüğü’ yorumlarına neden olmuştu. Ayrıca hukuk çevreleri, dava konusu edilenin bir suç olarak değil, demokratik protesto hakkının kullanılması olarak değerlendirilmesi gereğine dikkat çekiyorlar.
Esra Işık, karar sonrasında yaptığı açıklamada, “Biz memleketimizi, havamızı, toprağımızı, suyumuzu savunduk, savunuyoruz. Haysiyetimizi savunduk, savunuyoruz. Bu suç değildir. Bu suç olamaz. Sesimizi çıkarmamamız isteniyor. Ama sessiz kalmayacağız. Biz bu memleketin gerçek sahipleriyiz. Bizi koruyan bir yasa yok mu? Bütün yasalar şirketler için mi? Bunun kamu yararıyla ilgisi yok. Bu kamu yararı değil olsa olsa kamu zararıdır. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Topraklarımız özgürlüğüne kavuşana kadar mücadelemiz sürecek” derken, dava avukatlarından Arif Ali Cangı ise, davaya sahip çıkılması gerektiğini, bu şekilde bir suç tanımının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen Asliye Hukuk Mahkemesi el koyma kararı verebilir. Bu yüzden bu davaya sahip çıkılmalı, hiç kimse dağılıp gitmemeli” dedi.




