A. Kemal KAŞKAR –
“- Çok muhteşem bir anıt, harika bir eser, iki sene önce gittiğimde bizi de sokmamışlardı …”
“- Birkaç ay önce oradaydım. Kibarca rica ettim ama içeri sokmadılar. Uzun yol geldim falan dedim ama tek cevap “yassah” oldu.”
Sosyal medyada bulunabilecek yüzlerce mesaj örneğinden sadece ikisi …
…
En son, 4 Haziran 2025 tarihli BAKIŞ’ta; “Gümüşkesen Anıtı beceriksizliklere kurban edilmesin!” başlıklı yazıda ele almışız konuyu …
Konumuz, daha doğrusu sorunumuz: Büyük arkeolojik değerimiz, Milas’ın simgesi ‘Gümüşkesen Anıt Mezarı’nın yaklaşık on yıllık ‘esareti’ …
On yıl öncesine kadar ilçemizin en başta ziyaret edilen, gurur ve gelir kaynağı olan bu turistik alan, on yıldır şantiye alanı, ‘ziyarete yasak bölge’!
Böyle olunca da turistik turların uğrak adresi olamıyor Milas, yıllardır …
Peki bu duruma nasıl gelindi?
MS 2’nci yüzyıl
MS 2’nci yüzyıla tarihlenen bu yapının, dünyanın yedi harikasından biri olan ve ne yazık ki artık Bodrum’da (Halikarnasos) açık hava müzesi olarak kalıntıları sergilenebilen Mausoleum’un küçük bir kopyası olduğunu yineleyerek başlamalıyız.
Her şey, 2017 yılında, Gümüşkesen anıtımızın burnunun dibine ‘Koruma Kurulları’ karar tarihine geçen bir büyük hızla kabul edilip bir yıl gibi kısacık bir sürede kaba inşaatı tamamlanan ‘3 katlı müze binası yapımı projesi’ ile başladı.
Bu projenin, Gümüşkesen anıtımıza, o büyük arkeolojik değerimize, ilçemizin tarihine, kültürüne ve dolayısıyla Milas’a ‘ihanet projesi’ olduğunu o dönemde de söylemiş, yazmış olduğumuz için müsterihiz ama ne fayda …
Sonra ne mi oldu? O “kaba müze inşaatı” yaklaşık beş yıl boyunca öylece bir ucube olarak kaldı, bekletildi ve nihayet 2023 yılı Ağustos ayında 2’nci ve 3’üncü katları yıkılmaya başlandı …
MS 2’nci yüzyıldan bu yana tüm görkemiyle yıkılmadan ayakta kalabilmiş bu yapının, -iddia o ki- dibindeki, önce müze yapımı ve sonrasında da yıkım çalışmaları yüzünden oturduğu zeminde kayma riskinin ortaya çıktığından söz edilmesine ilişkin ortaya atılan iddialara rağmen o gün bugündür hiçbir yetkili kişi ve kurumdan kamuoyuna yönelik olarak hiçbir açıklama yapılmadı, ne yazık ki.
MS 2’nci yüzyıldan yüzyıllar sonra ilçemizde başta okul ve kaymakamlık binaları dahil depreme dayanıklı bina yapamadığımız ve kaymakamlık ve pek çok okul binasının yıkıldığı ve kaymakamlık binası dahil pek çoğunun yenilenemediği (dolayısıyla Kaymakamlığın bir alışveriş merkezinde kirada olduğu ve pek çok öğrencimizin de başka okullarda misafir olarak ikili eğitim güçlükleri içinde öğrenim gördüğü) bir tablonun içinde, ‘depreme çok dayanıklı’ bu özel yapının zeminini güçlendirme çalışmaları yapılmaya başlandı.
Zaman çok çabuk geçiyor! Ve geçen her yıl ilçemiz için telafisi mümkün olmayan kayıplarla yaşanmış oluyor. On yıl boyunca bütün bu olup bitenlerin, kamuoyuna hiçbir şekilde en ufak bir bilgi verilmeden, adeta üstü örtülüp gündem dışında tutulmaya çalışılarak yaşandığını düşündükçe hüznümüz ve tepkimiz daha bir artıyor.
Peki şimdi ne yapacağız?
Olmuş bitmiş, üzerinden on yıl geçmiş deyip bu çok ağır sorunun üzerine sünger mi çekeceğiz, ne yapacağız?
Bu soruyu havada (yerçekimsiz ortamda) bırakmamak için, 4 Haziran 2025 tarihli BAKIŞ’ta; “Gümüşkesen Anıtı beceriksizliklere kurban edilmesin!” başlıklı yazının son bölümünü aktararak sürdürelim:
“… Ve sözü; verdiği ‘olur’ ile bütün bu büyük yıkıma, çok büyük rezalete neden olan o tarihteki ‘Muğla Koruma Kurulu’na getirip, bir tek soruyla, ilgili ilgisiz herkesin dikkatini bu konuya çekip gitmek istiyorum.
Bu kurulun, olumlu-olumsuz her ne yönde olursa olsun kullanıp durduğu yetkilerin sonuçlarıyla ilgili sorumluluğu yok mudur? Konu soruşturulmalı, sadece Koruma Kurulu değil ‘Bakanlık’ dahil her düzeyde o yıllarda imza atanlar bulunup buluşturulmalı, bu rezaletin hesabı sorulmalı ve bu konudaki gelişmeler kamuoyuna adım adım tüm ayrıntılarıyla duyurulmalıdır. …”
“12. Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali”nin hedefleri doğrultusunda bir anımsatma ve dikkat çekme …
Şimdilerde çevresine kalın, yüksek taş duvarlar örülen, kalın demir parmaklıklarla çerçevelenen, zaten yanıbaşındaki betonarme müze inşaatı nedeniyle panoramik görünümü çok büyük ölçüde kaybettirilen anıt mezarın görüntüsünü fazlasıyla bozan çalışmalar sürdürülüyor.
Ve şu sıralar Milas’ta; 11 kez Zeytin Hasat Şenliği olarak düzenlenen geleneksel etkinlik, “Milas’ın zeytinini, zeytinyağını, zengin kültürünü, tarihi ve turistik değerlerini ön plana çıkarma” hedefiyle “12. Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali” adıyla 6-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere.
Festivalimizin bu hedefi doğrultusunda; ‘tarihi turistik bir değerimiz’ olarak bunların en başında gelen Gümüşkesen Anıt mezarının başına gelenleri ve gelinen noktadaki hâl-i pür melâlini, başta Kaymakamlık makamı olmak üzere ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşlara anımsatmak ve dikkatlerini, Milas’ın en önde gelen bu tarihi-turistik değeriyle ilgili olarak on yıldır yaşanan büyük rezalete çekmek istedik.
Başarabilirsek seviniriz.




