A. Kemal KAŞKAR –
Tabakhane Caddesi … Milas’ın zengin kültür mirasının bir bölümü bu cadde üzerinde yer alıyor. Geniş deseniz geniş değil, kaldırımları da yok ama tarih içinde ‘cadde’ olarak yaşıyor gururla. Sağı solu, Milas’ın özgün kent dokusunun en görkemli yapılarıyla bezeli bir tarihî caddeden söz ediyorum.
Hisarbaşı-Hoca Bedrettin mahallesinde Tabakhane ile Belediye caddeleri arasındaki alanda, halk arasında, üzerindeki leylek yuvasından esinlenişle ‘Uzun Yuva’ olarak adlandırılan tarihî Roma sütununun aslında Karya uygarlığının başkenti Mylasa’daki kutsal alanın bir parçası olduğu 2010 yılında ortaya çıkarıldığında bölge çok daha dikkat çekmeye başladı.
Bu vesileyle bölgede birçok eski Milas Evi de kamulaştırılıp restore edildi. Yapılan kazılarda Karya Satrapı Mausolos’un babası Hekatomnos’un anıt mezarı ortaya çıkarıldı ve bu sırada Milas Müzesi de bu alana taşındı. Kutsal alan ve Müze girişi Tabakhane Caddesi üzerinden verildi.
Bütün bu gelişmeler yaşanırken, cadde üzerinde bazı eski evlerdeki yıkılma tehlikesi nedeniyle cadde önce araç trafiğine ve bir süre sonra da yaya geçişlerine kapatıldı. Bu olumsuz tablo halâ sürüyor. Hiçbir çözüm ışığı da görülmüyor ne yazık ki … (Konuya bir başka dikkat çekme çabamız için: BAKIŞ Gazetesi’nin15 Kasım 2019 tarihli 74’üncü sayısında yayınlanan ‘Tabakhane Çıkmazı’! başlıklı haberi okuyabilirsiniz.)
Begonvil güzelliği ile başlıyor ama sonrası …
Tabakhane Caddesi’ne İnönü Caddesi’nden giriş yapılabiliyor. Girişten Hekatomnos Kutsal Alanı – Milas Müzesi giriş kapısına dek caddenin itibarı bir hayli yükselmiş durumda ama oraya kadar. Çünkü caddenin Cumhuriyet Caddesi’yle buluştuğu sonraki bölümü adeta bir savaş alanı gibi öylece duruyor yıllardır.
Anlatmaya çalıştığımız şu: Yıllar içinde Tabakhane Caddesi’nin bir bölümünün bir hayli yükselen itibarı diğer bölümünde yerlerde sürünüyor … ‘O bölüm’de halâ daha görkemli Milas evlerinin yıkıntıları ile yıkılmak üzere olan halleri öylece duruyor. Bu yüzden de cadde yıllardır araç ve yaya geçişlerine kapalı olmasının ötesinde terk edilmiş durumda …
Yıllar içinde birkaç kez umut verici ufak kıpırdanmalar yaşandı, yaşanmadı değil ama o güzelim evleri yeniden ayağa kaldırmaya yetmedi hiçbiri. Ve konu ne üzücü ki adeta gündemden düştü, dışlandı, ötelendi, unutuldu … Yetkililerin ve mülk sahiplerinin “Bu işler öyle kolay olmuyor” dediklerini duyar gibiyim. Herkes bunun farkında. Konuyu, bu işlerin kolay olduğu yanılgısı içinde gündeme getirmiyoruz. Konunun, uzunca bir süredir konu olmaktan çıkıp ‘sorun’ haline geldiğine, yani yaranın kangren olduğuna dikkat çekmek ve bu kötü tabloyu gözler önüne sererek ısrarla ‘rahatsızlık vermiş olmak’ için haberleştiriyoruz.
Restorasyonla yüzü gülmüş begonvilli tarihî duvarla başlayıp Hekatomnos Anıt Mezarı’nın da içinde bulunduğu Arkeopark Alanı ve Milas Müzesi ile yine bu alan içinde ayağa kaldırılıp itibarları iade edilmiş tarihî Milas Evleri ile daha da güzelleşen Tabakhane Caddesi’nin bu kötü görüntülerden bir an önce kurtarılabilmesi için bir şeyler yapılmasını sağlamak istiyoruz …




