A. Kemal KAŞKAR –
Milasımızın tarihî evleri de ünlüdür. Hepsi ‘coğrafî işaretli’ halısıyla, Memecik zeytininden zeytinyağı, yağlı zeytini ve çekişkesiyle, tepsi böreği ve çaykamasıyla, ekşili köftesi ve kanlı kavurmasıyla meşhur ilçemiz, tarihî kent dokusunu oluşturan kendine özgü evleriyle de tanınır, bilinir. Coğrafî olarak sadece Milas’ta olan bu özgünlüğümüze ne üzücü ki yeterince sahip çıkamıyoruz.
Sevgili, rahmetli Oktay Ekinci’nin, “Önlerinde ceketlerinizin düğmelerini ilikleme ihtiyacı duyarsınız” diye söz ettiği bu güzelim evlerimizin ne yazık ki çok azını koruyarak yaşatabiliyoruz. Büyük bölümü ise sokağa terkedilmiş durumda, yıkıldı yıkılacak hallerde …
Kentin caddelerinde, sokaklarında tek tük de olsa derlenip toparlanmış eski evlerimizle karşılaşmak bayram sevincidir bize. Çünkü sokak ve caddelerimizde karşımıza çıkan ‘tarihî Milas evi molozu’dur daha çok. Her yıl birkaçı moloz olup yok oluyor bu güzelim evlerin. ‘Coğrafî İşaret’ alsak yeridir!
Koruyarak yaşatamadığımız bu evlerimizden korunmaya çalışıyoruz bir yandan da. Milas’ın pekçok cadde ve sokağı, ‘yıkıldı yıkılacak evler’ nedeniyle ‘tehlikeli bölge’dir. Yıkılmalara karşı önlemlerin yetersizliği de ilçemizdeki günlük yaşamın sıradan sorunlarındandır.
Zaman zaman, bazı haber metinlerinde, ironik olarak bu binaların ‘içeriye doğru’ yıkılıyor olmalarından bahisle ‘yıkılma terbiyesi sahibi’ olduklarını yazmışımdır. Özellikle ‘Park Yapılmaz’ tabelalarına aldırmadan bırakılıp gidilen arabaların Allah’a emanet görüntüleri, Milas’a özgü bir yaşam biçimimizdir adeta: “Olu’ gide’ …” denir geçilir, kafaya takılmaz böyle şeyler buralarda …
Yıllardır ha yıkıldı ha yıkılacak durumda, dayamalarla ayakta tutulmaya çalışılan Hisarbaşı – Hocabedrettin Mahallesi Tabakhane Caddesi üzerindeki yaklaşık 130 yıllık tarihî Rıfat Ağa Konağı da Ocak ayının ortasında yolun ortasına moloz olup yıkıldı, öldü.
30 yıldır gazetecilik çalışmalarım süresince bu olumsuzluğa yüzlerce kez dikkat çeken, çaresiz yıkılıp gitmiş benzer birçok zenginliğimizin haberlerini yaptığımı hatırlıyorum.
Bu arada, Rıfat Ağa Konağı’nın restorasyon projelerinin, yıllar önce Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas MYO Restorasyon Bölümü bünyesinde hazırlandığına ilişkin bir haber yaptığımı da anımsıyorum. On beş yirmi yıl öncesiydi belki … Bu vesileyle içimizi bir ölçüde rahatlatsın diye anımsatmak istedim.
Yıkılıp giden konağın ardından Tabakhane Caddesi’nin araç ve yaya geçişine açılmasından sonra cadde üzerindeki başka başka evlerin de, başta çatı-saçak sorunları olmak üzere risk oluşturduğuna dikkat çekip, uzun yıllar içinde bir türlü yeterince gerçekleşmeyen “Milas’ın zengin kültür mirasına artarak sahip çıkılması” dileğimizi yineleyerek noktalayalım …





