A. Kemal KAŞKAR –
Milas Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 17 Ekim Cumartesi günü Milas Şehir Parkı’nda yapılan basın açıklaması/forum’da, Halk TV’ye kayyum atanarak yayınının durdurulması ve çalışanlarının zorunlu izne çıkarılmasına, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahaleye tepki gösterildi.
Fikret Çoban’ın açış ve sunuş konuşmalarıyla gerçekleştirilen etkinliğe, YENİ Parti, TİP, DEM Parti, SOL Parti, EMEP, Yeşiller Sol Gelecek Partisi, Milas 78’liler, Eğitim Sen, Tüm Emeklilerin Sendikası ilçe yönetici ve üyeleri katıldılar.
Özgür basın ve gerçekler susturulamaz!
Konuşmalarında, basının hür olduğunu ve halkın haber alma hakkının yok edilemeyeceğini vurgulayan Çoban, halkın haber alma hakkının engellenemeyeceğine, özgür basının ve gerçeklerin susturulamayacağına dikkat çekerek sözü, Milas 78’liler adına ilk açıklamayı okuması için Nevzat Çağlar Tüfekçi’ye verdi.
“Yaşasın özgür basın!”
Anayasamızda yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır” denilen 28’inci maddesinin anımsatılmasının ardından bu hükme rağmen bugün özgür gazetecilik ve yayıncılık yapmak isteyenlerin ya cezaevine atıldığına ya da televizyon kanallarının kapatıldığına dikkat çekilerek başlayan açıklamada daha sonra şöyle denildi:
“Türkiye’de basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik muhalefetin kendisini ifade etmesine yönelik müdahaleler giderek ağırlaşıyor. Televizyon ekranlarının karartılması, haber sitelerinin engellenmesi ve sosyal medya hesaplarının görünmez kılınması; toplumun gerçek habere ve doğru bilgiye erişimini engellemektedir.
14 Ekim sabahı polis baskınıyla Halk TV’nin canlı yayınının durdurulması ve yönetiminin kayyıma devredilmesi; anayasaya aykırıdır ve anti demokratik bir tutumdur.
Bu müdahaleyi, basın özgürlüğüne ve milyonlarca yurttaşın haber alma hakkına yönelmiş ağır bir saldırı olarak nitelendiriyoruz.
Hayat TV, İMC TV, Tele 1 ve TV 10 başta olmak üzere kapatılan televizyon kanallarının bıraktığı boşluk hâlâ ortadadır. Kapatmalarla, yayın yasaklarıyla ve kayyım uygulamalarıyla ilerleyen bu baskılar, otoriter uygulamalar; farklı toplumsal kesimlerin sesini duyurabileceği, gerçekleri öğrenebileceği kanalları birer birer ortadan kaldırmaktır.
Buradan sesleniyoruz:
– Halk TV üzerindeki kayyım uygulaması sona erdirilmeli ve bağımsız yayıncılık koşulları sağlanmalıdır.
– T24, Evrensel ve diğer basın kuruluşlarına yönelik erişim engelleri kaldırılmalıdır.
– Gazetecilerin, siyasi partilerin, sendikaların ve demokratik örgütlerin sosyal medya hesaplarına uygulanan kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
– Basın emekçilerinin özgür ve güvenceli çalışma hakkı korunmalıdır.
Bugün susturulmaya çalışılan gazeteci ve TV kanallarına sahip çıkmazsak, yarın sesimize ses olacak basın kalmayacak! Yaşasın özgür basın.”
“Susma sustukça sıra sana gelecek!”
Forumda daha sonra TİP Milas İlçe Örgütü adına söz alan Atıl Günkut, gazeteciliğin, haber yapmanın, eleştirmenin, gerçekleri halka anlatmanın suç olmadığı; halkın iradesine, gerçeklere ve halkın haber alma hakkına kayyum atanamayacağını belirtti.
Daha sonra Emek Partisi (EMEP) adına Kemal Şen ve PSAKD Milas eski şube başkanlarından Baki Kaya, Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınının durdurulmasının kabul edilemez bir anti demokratik adım olduğuna dikkat çekerek halkı bilgilendiren, aydınlatan basın yayın organlarına yönelik tüm engellemelere, yasaklara karşı kitlesel mücadelenin önemini dile getirdiler.
Hafif yağış altında yapılan forumun sonunda Fikret Çoban, “Özgür basın susturulamaz” ve “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları arasında, halkta rıza üretemeyen iktidarın kayyum atama, baskı uygulama, gözaltına alma ve kapatma olarak özetlenebilecek icraatlarının toplumu kabulleniş psikolojisine sokmayı amaçladığını dile getirerek “Bunu başaramayacaklar” dedi ve sözlerini “Köylerimizde acele kamulaştırmalarla ilgili açılan davada Danıştay’ın verdiği ret kararını da protesto ediyor, direnişin yanında olduğumuzu belirtiyoruz” diyerek tamamladı.




