A. Kemal KAŞKAR –
YENİ Parti üyeleri 18 Ekim’de bu kez il başkan adayını belirleyecekler. İl Başkanlığı için, Kurucu İl Başkanı Nail Kızıl ve Maden İş Yatağan ve Havalisi Şubesi eski Başkanlarından, 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin aday oldular.
Üyelerin oyları ile belirleyecekleri başkan adayı, bir sonraki kongre adımında il delegeleri tarafından partinin il başkanı olarak seçilecek.
Daha önce il başkanlığına aday olduğunu açıklayan Köyceğiz İlçe Başkanı Tanju Satılmış, yarıştan Süleyman Girgin lehine çekildiğini açıklamıştı.
Süleyman Girgin, adaylığı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Genel başkanımız Özgür Özel’in; ‘Kimseye kolay bir yol yürüyüşü, dikensiz gül bahçeleri vaat etmiyorum. Dikenlerin üstüne basa basa yürüyeceğiz’ dediği gibi, dikenlerin üzerine basa basa yol yürümeyi göze alarak adayım” dedi.
Girgin’in açıklaması şöyle:
“Karanlıklar yeter ki aydınlığa çıksın, yanmaya seve seve hazır olduğum için adayım”
Organize ve örgütlü kötülük ile mücadele ediyoruz.
Bu süreç Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan iktidar-muhalefet çekişmesi değil. Tekrar ediyorum bu, iktidar-muhalefet yarışını aşan bir durum.
2002’de iktidara geldiklerinden bu yana tek tek, tüm anayasal kurumları bir bir düşürdüler. Hep derdik o zamanlar, Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin zaptedilmemiş, düşürülmemiş son kalesidir, CHP düşerse son sigorta da atmış demektir diye.
Ve en sonunda iş CHP’ye kadar uzandı, bir butlan kararı ile 47 yıl sonra partiyi ilk kez sandıktan birinci parti çıkartan yönetim işbaşından uzaklaştırıldı.
Nihayetinde, hani o Amasya genelgesinin ünlü maddesi vardır ya; “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır” diyen; yüreği Atatürk sevgisi ile çarpan milyonlarca cumhuriyet sevdalısı, bir refleks göstererek Yeni Parti’nin kurulması yolunda adım attı.
Nasıl ki bu organize kötülük, bir iktidar muhalefet rekabeti değilse, kurulan Yeni Parti de sadece bir parti değildir.
“Parmağımdaki alyansı satıp Parasını göndereceğim size, yeter ki yeni bir parti kurun”, “Buğday hasadını yaptım, 1 römork buğday parasını size göndereceğim” diyen, “Otobüsse otobüs binaysa bina, parayı dert etmeyin, yeter ki bizi bu illetten kurtarın” diyen halkın, taşlarını tek tek döşeyerek inşa ettiği bir ‘SON KALE’dir Yeni Parti.
Hazineden tek bir kuruş almadan, tamamen aidat ve bağışlarla yürüyen, halkın imece usulü ayağa kaldırdığı bir halk hareketidir. Parti olmaktan çok öte bir misyona sahiptir.
Genel başkanımıza Allah Halil İbrahim sabrı versin, hangi cephede savaş vereceğini şaşırmış durumda.
Adalar, Üsküdar, Ataşehir, Eyüp Sultan belediyeleri en son olanlar, şeytanın aklına gelmeyecek türlü oyunlar ve tezgahlarla belediyelerimize tek tek çökülüyor.
Ya Akp’ye geç ya operasyon ye denerek belediye başkanlarımız tehdit ediliyor. Tehdide boyun eğenler de oluyor, veremeyeceğim hesap yok, Akp’ye geçeceğime hapsi göze alırım diye aslanlar gibi duran belediye başkanlarımız da var.
İşte Ekrem İmamoğlu; 1,5 yıldır cezaevinde, Sinem Dedetaş, Onursal Adıgüzel. Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediye Başkanı, kanserle mücadele ediyor, sağlık sorunları yaşıyor, sırf eziyet olsun diye Silivri’ye değil İzmir Buca hapishanesine yollanıyor. İşte en son Adalet Bakanı değişmeden aldığımız izin ile Mesut başkanımız ile gittik ziyaretine, annesi babası perişan, evlatlarının gün be gün eridiğini izliyorlar, elleri kolları bağlı. Oğullarına yakın olmak için İzmir’den ev tutmuşlar.
Sorsan, kul hakkından korkarız derler ama insanların hayatlarından, özgürlüklerinden çalmakta hiçbir sakınca görmezler.
Erdoğan ve Akp’nin iktidarda kalmak için ülkeyi ateşe atmak dahil yapamayacakları şey yok.
Her türlü zulmü yapıyorlar, yapmaya da devam edecekler, bunu genel başkanımız da çok iyi biliyor, görüyor. Bakın ne dedi geçen gün:
“Ben savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de göze almışız, hapsi de göze almışız. Hapisteki arkadaşlarımız da her şeyi göze almış. Ya bu memleketi kurtaracağız ya da hep birlikte kaybedeceğiz. Hiç kimse herhangi bir dönemde normal siyaset yapıyormuşuz gibi düşünmesin. Burası bir film seti değil. Burası hayatın ta kendisi.”
Genel başkanımızın sözleri bunlar, Erdoğan rejiminin ne yaptıklarını en iyi bilen o, ne yapabileceklerini en iyi bilen ve yaşayan da O!
Tünelden öncesi son çıkış, son seçim, son umut ve son kale!
Gezi olaylarında ilk kez birbirini bulmuş bir kitle yani bizler, gezi olaylarının o dayanışmacı, barışçıl, medeni ruhunu bu parti içinde yaşatmalıyız. Her ne için olursa olsun koltuk, makam güç v.s. birbirimize düşme ve kendi içimizde çatışma gibi bir lüksümüz yok. Bir sonraki seçimde, Erdoğan ve Akp iktidarını gönderemedikten sonra, yerelde şu aday olmuş, şu kazanmış, şu belediye başkanı olmuş inanın hiç bir önemi yok. Çünkü, söz konusu vatan olduğunda gerisi teferruattır.
Artık zemin ne aynı zemin, ne şartlar ne aynı şartlar. Tatlı su siyaseti artık geçer akçe değil.
Akp iktidarının haksız hukuksuz yürüttüğü, tüm devlet imkanlarını seferber ederek bizlere yaşattığı bu zulüm karşısında, genel başkanımızın verdiği bu savaşta, korkmadan, çekinmeden, her şeyi göze alarak yanında dimdik durmak için adayım!
Genel Başkanımız Özgür Özel’in; “Kimseye kolay bir yol yürüyüşü, dikensiz gül bahçeleri vaat etmiyorum. Dikenlerin üstüne basa basa yürüyeceğiz” dediği gibi, dikenlerin üzerine basa basa yol yürümeyi göze alarak adayım.
“Sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” diyordu Nazım yıllar önce; karanlıklar yeter ki aydınlığa çıksın, yanmaya seve seve hazır olduğum için adayım.



