Karya Kültür Dergisi tarafından düzenlenen “Karya Bölgesi’nin kısa tarihi, Milas’ın Arkeolojik değeri” konulu söyleşiye konuşmacı olarak katılan Arkeolog Selahattin Aydın:
“Latmos, öğütülerek yok ediliyor!”
A. Kemal KAŞKAR –
4’üncü sayısı Mayıs-Haziran 2025 tarihinde yayınlanan Karya Kültür Dergisi tarafından düzenlenen “Karya Bölgesi’nin kısa tarihi, Milas’ın Arkeolojik değeri” konulu söyleşiye, Dergi’nin yazarlarından Arkeolog Selahattin Aydın konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe, Müzisyen Mustafa Kemal Yılmaz da seslendirdiği özgün şarkılarla renk kattı.
Dergi kurucularından Ali Gönenli’nin sunuşuyla başlayan söyleşide; aslen Zonguldak’lı olduğunu ve Bafa’da yaşadığını söyleyen Arkeolog Selahattin Aydın, Karya Kültür Dergisi’nde konuyla ilgili yazılarının yayınlandığını belirterek, “Bize, Karya’ya ait olan her şeyi, burada olanlara, olmayanlara aktarmaya çalışacağız” diyerek sözlerine başladı.
“Karya Uygarlığı Müzesi yok!”
Milas’ın çok büyük tarihsel, kültürel zenginliklere sahip olduğu halde, buna karşılık gelebilecek tarih-kültür kurumlarından yoksun olduğuna dikkat çeken Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milas’ta çok büyük eksiklikler var. Örneğin, ‘Karya Uygarlığı Müzesi’ yok. Bu çok büyük uygarlığın ilk başkenti olarak Milas’ta kazılarda ortaya çıkarılan çok sayıda buluntu depolarda öylece bekliyor. Bölgemizin tarihi 7 bin 500 yıl önceye kadar çekilebilir. Sadece Latmos, Beşparmak Dağları bölgesi bile ele alınsa, bu bölgede neolitik dönemle ilgili kapsamlı bir çalışma yapılmadı, yapılmıyor ne yazık ki! Bütünlüklü koruma talebimize kulak tıkanıyor. Latmos, öğütülerek yok ediliyor. Maden yatakları yıllardır bölge için çok büyük bir sorun ve tehdit iken, son torba yasayla doğamız sermayeye açıktan, doğrudan rant aracı haline getiriliyor. Yatağan ve Milas’taki ormanları, zeytinlikleri kapsayan özel koordinatlar verilmiş. Son günlerde sıkça dile getirilen, öne çıkarılan ‘zeytin taşıma’ konusunun toplumda rıza üretmeye yönelik bir çaba, çalışma olduğu açık. Yıllar önce, şimdilerde büyük bir antik kent olarak gün yüzüne çıkarılma çalışmaları süren Stratonikeia’da, duyarlı bir grup bürokratın dikkati olmasaydı, şimdi o bölge de ‘kömür ocağı’ olacaktı. Ancak kentin burnunun dibine kadar gelmiş kömür ocağı, Lagina ile Stratonikeia arasındaki 8 kilometrelik kutsal yolu büyük ölçüde tahrip etti. Milas Ören’de Keramos antik kentinde de benzer bir tahribat yaşandı, yaşanıyor. Bölgede köyleri yok eden kömür kazıları sırasında ortaya çıkarılan buluntuların çok azı, göstermelik bir arkeopark alanına taşındı, yıllardır açılmış değil. Yatağan ve Ören’le ilgili arkeolojik değerlerimizin anlatılmasının, bu değerlerimizi koruma görevlerimizin layığıyla yerine getirilmemesi halinde hiçbir anlamı yok.”
“Umarım bu torba yasa Meclis’te geçmez”
Konuşmasında daha sonra Karya Uygarlığı’nın en parlak dönemi olarak M.Ö. 395 ile 334 yılları arasında satraplık yapan Hyssaldomos’la başlayıp oğlu Hekatomnos ve Hekatomnos’un oğlu Mausolos, kızı 2. Artemisia ile süren döneme değinen, daha sonra, yine Hekatomnos’un çocukları olan İdrius, Ada ve nihayet Pixodaros’lı yıllarda, bölgede Pers egemenliğinin sona erişi ve Makedonyalı Büyük İskender’in askerlerinin, güçlükle de olsa bölgede denetimi sağlamasıyla noktalanan süreci özetleyen Aydın, bu noktada ‘Karya Uygarlığı Müzesi’ kurulmasının önemini vurguladı ve gerekli koşullar sağlanıp sınırlı da olsa ziyarete açılacak Hekatomnos Anıt Mezarı’yla ilçemize milyonlarca turistin çekilebileceğini belirtti.
Kültürün, arkeolojinin anlatıldığı toplantıya bir tek köylü vatandaşın gelmesinin kendisini çok mutlu edeceğinden de bahseden Selahattin Aydın, “Yıllardır, kendi aramızda top çevirip duruyoruz aslında” dedi ve çok daha kalabalık buluşmaların gerçekleştirilebilmesi için çalışılmasının önemine değindi.
Konuşmasının son bölümünde, çok tanrılı dönemin bölgemize özgü tanrıları Zeus Labraundos ve Hekate’den söz eden Aydın, Labranda kutsal alanının yanısıra, Kalınağıl Köyü bölgesindeki Sinuri Kutsal Alanı’nın da mutlaka görülmesi gerektiğini belirtip sözlerini, “Umarım bu torba yasa Meclis’te geçmez” diyerek tamamladı.
‘Milattan Önce’den bir Karya şarkısı …
Programda daha sonra, Mustafa Kemal Yılmaz, gitarı eşliğinde, tamamlanamamış ‘Herakles’ adlı antik dönem müzikali için bestelediği bazı şarkıları ve bir de Mahsuni Şerif’ten “Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı” türküsünü seslendirdi ve “Antik dönemden bugüne tarihe sahip çıkmak kadar günümüz tarihine de sahip çıkmak ve Meclis’ten geçirilmek istenen katliam yasasına karşı çıkmak da önemli” diyerek mini konserini tamamladı.
Bu bölümde bir de, Aydın Tralleis antik kentinde bulunan ve Danimarka Kopenhag Ulusal Müzesi’nde sergilenen Seikilos anıtsal mezar taşı üzerinde yer alan ve Seikilos’un eşi Euterpe için yazmış olduğu şarkının söz ve notalarından hareketle seslendirilen Karya şarkısı katılımcılara dinletildi.
‘Tarihi Kentler Festivali’ önerisi ve “Milas’ı temsil edecek Obje Yarışması” …
Daha sonra katılımcıların sorular sorup görüşlerini dile getirdikleri ya da önerilerde bulunup bilgiler verdikleri son bölüme geçildi. Bu bölümde konuşan Emekli Tarih Öğretmeni Gülden Sökelioğlu, 27 antik kentiyle ilçemizin büyük öneminden bahsettiği konuşmasının sonunda, bu zenginliğimize Milas’ta Tarihi Kentler Festivali yapılarak dikkat çekilebileceğini söyledi.
TEAŞ Genel Müdürlüğü Emekli Daire Başkanı, Yazar, Fotoğraf Sanatçısı, Halk Kültürü ve Halk Oyunları Araştırmacısı Ahmet Şenol ise, çok yeni bir gelişmeden bahisle, Karya Kültür Sanat Derneği olarak 2026 yılı içinde tamamlanmak üzere, Milas’ı temsil edecek obje yarışması düzenlediklerini, 7 Temmuz’dan itibaren bu konuda gerekli duyuruların yapılacağını belirtti.
Ve etkinlik, katılımcıların, duydukları hoşnutluğu dile getirdikleri cümleler arasında sona erdi.




