Tüm Emeklilerin Sendikası:
“İktidarın emeklilerle açlık oyunu oynamasına izin verilemez!”
A. Kemal KAŞKAR –
Tüm Emeklilerin Sendikası Milas Şubesi tarafından gazetemize de iletilen ve Tüm Emeklilerin Sendikası genel merkezi tarafından ülkemiz genelinde yapılan açıklamada, emekli aylıkları ve kamu çalışanlarının maaşlarında yılın ikinci 6 ayı için yeniden düzenlemenin yapılacağı bugünlerde, iktidar tarafından yine emeklilere bedel ödetilmeye kalkılmaması uyarısında bulunularak, “Ülkeyi yönetememe krizinin sorumluları bellidir ve bedel ödenecekse, sorumlular bedel ödemelidir” denildi.
“Ortadoğu’da emperyalistlerin İsrail aracılığıyla çıkardığı savaşı ve katliamları kınayarak” başlayan ve iktidarın TÜİK marifetiyle her ay enflasyonu düşük açıkladığına, böylece emekli ve emekçilerin büyük gelir kayıpları yaşamasına yol açıldığına dikkat çekilen açıklamada daha sonra özetle şöyle denildi:
“Bugün yine TÜİK’İN açıklamaları gerçeklikten uzaktır. TÜİK’in enflasyon cambazlığı iktidardan bağımsız değildir. Bilinçli olarak enflasyon düşük gösterilip, aylıklarımızda yapılması gereken artış düşük tutulacaktır. Biz bu senaryoyu biliyoruz ve bu filmi görmüştük. Enflasyon düşük teraneleriyle, ikinci 6 aylık enflasyon tahminin de düşük olacağı açıklanarak, ikinci defa mağdur edileceğiz. Üstüne üstlük, büyümeden de pay vermemeyi gelenekselleştirdiler. Sonuç olarak; emekli aylıkları hiç olmadığı kadar düşmüş, emekliler perişan edilmiştir. İktidar söz vermesine rağmen, memurlara verilen seyyanen ödeneği, memur emeklilerine vermedi. Ödeneği seyyanen adıyla tarifleyerek yasaların arkasında dolandı. Böylece bir memur emekli olurken, maaşının en az yüzde 70’ni alırken, bu oran bugün yüzde 40’lara düşmüştür. Oysa biz; bütün emeklilere seyyanen ödeneğin verilmesini istiyoruz. Zira emekliler çok zor durumdadır.
Kayıplarımızın telafisi ve enflasyon beklentisi üzerinden Temmuz’da açıklanacak artışların, kök maaşlar üzerinden değil, ele geçen aylık üzerinden olmalıdır. Artışlar kök maaş üzerinde olursa, 4 milyon emekli ve bir o kadar dul ve yetimin aylıklarında artış olmayacak yani sıfır zam alacaklardır. Bu tam açlık demektir. İktidara uyarımızdır. Sakın böyle bir delilik yapılmasın!
Sayın Mehmet Şimşek ve Sayın Vedat Işıkhan ile TÜİK başkanını birlikte semt pazarlarını gezmeye davet ediyoruz. Bakalım halkın içine çıkabilecek cesaretleri var mı? Yanlış anlaşılmasın. Cesarette ki kastımız, halkın, özellikle de emeklilerin çektiği ve bir parçası oldukları sefalet politikalarını savunup, savunmayacaklarını görmek istiyoruz! Defalarca söyledik, bir kez daha yineliyoruz. Yüzdelik zam oyunlarıyla emeklilere çare olunmaz.”
Önerimizdir
Açıklamanın, “Önerimizdir” arabaşlıklı bölümünde ise şu önerilere yer verildi:
En düşük emekli aylığı, seyyanen artışlarla birlikte, en düşük memur maaşına eşitlensin. Bu çok değildir. Yoksulluk sınırı 90 binleri buldu. Yoksulluk sınırının yarısını talep etmenin neresi çoktur. Bu ifadeyi kullanmak bile insana hicap veriyor.
Açıklamamızı dinleyen herkes dikkat buyursun. Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk dilimin yüzde 30’undan fazlası emeklidir. Yani kağıt toplayan, sokakta yaşayan, işsiz, yardıma muhtaç kesimin içindeki her 100 kişiden 17’si emeklidir. Çok korkunç bir durumdur. GSMH’den emeklilere ayrılan pay çok sayıda EYT’liye rağmen yıllar içinde yüzde 4’e kadar düşmüştür. Oysa İtalya’da bu oran yüzde 16.9, Yunanistan’da 16.3, Fransa’da 14.7’dir. Avrupa ortalaması yüzde 11, Dünya ortalaması yüzde 8’dir. Yani durum ortada. Mesele tercih meselesidir.
Trump, NATO üyesi ülkelere emri verdi: “Her ülke GSMH’nın yüzde 5’ni silahlandırmaya ayırsın” diye. Bu oran Türkiye’de eğitime ayrılan bütçenin neredeyse iki katı. Sağlığa ayrılan bütçeden fazla, emeklilere ayrılan bütçeden fazlası, silah tüccarlarına ödensin isteniyor. Hali hazırda itiraz eden olmadı. Emeklinin, gençlerimizin, yetimin, garip gurebanın kursağından alınacak, silah tekellerine verilecek. Görünen köy kılavuz istemiyor. Ülkemizde silahlanmaya 2024 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 250 artış düşündürücüdür. Yeni artış çok daha fazla olacaktır.
Elbette savunma sanayiine pay ayrılır. Barışçı politikalar esas alınır, yeterince teknolojik yatırım yapılırsa, kaynaklarımız, emperyalist silah tekellerine değil, vatandaşlarımızın ürettiği değere, vatandaşlarımıza verilir. Bu ülkenin deneyimli vatandaşları olarak, gelecek kaygılarımızı paylaşmayı görev sayıyoruz.
Son olarak uyarımızı tekrarlıyoruz. Bize kulaklarınızı tıkamayın. Bizi yine sefalete mahkum ederseniz, ilk seçimlerde bir daha iktidar yüzü göremeyeceksiniz. Bir avuç yandaşa hizmet eden iktidar çare olamaz. Biz çaresiz değiliz. Çare biziz. Çare örgütlü gücümüzdür. Eninde sonunda sendikal mücadelemiz kazanacaktır. Biz kazanacağız.



