A. Kemal KAŞKAR –
Danıştay 6. Dairesi’nin ‘acele kamulaştırma’nın yürütmesini durdurma kararının ardından İkizköy Akbelen direnişçilerine bir güzel haber de Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nden geldi: Esra Işık, 42 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildi. Böylece, 9 ve 10 Mayıs günlerinde Milas Atapark’ta Adalet Nöbeti eylemiyle yükseltilen ‘Esra Işık’a Özgürlük’ talebi, dava avukatlarının verdiği dilekçe sonrasında 11 Mayıs Pazartesi günü Işık’ın tahliye edilmesiyle karşılığını bulmuş oldu.
“Esra’nın tutukluluğunun hukuk zemininde bir karşılığı kalmadı …”
Esra Işık’ın avukatları başta olmak üzere Türkiye Barolar Birliği, İstanbul, İzmir, Aydın ve Muğla Baro yöneticileri, Danıştay’ın kararında acele kamulaştırmanın istisnai bir yöntem olduğuna dikkat çekilip ‘yürütmeyi durdurma’ kararı alınmasının, Esra’nın tutukluluğuna gerekçe edilen sözde hukukî dayanağı da ortadan kaldırdığına dikkat çekerek, Milas Adliyesi’ne duruşmalı tahliye talebini içeren dilekçeyle başvurdular.
Duruşma talebinin kabul edilmemesi üzerine de, Adliye önünde bir basın toplantısı düzenlediler.
Burada, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Koordinatörü Kemal Aytaç’ın açış ve ardından sunuş konuşmalarıyla söz alan Muğla Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ergun Çelik, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Aydın Barosu Başkanı Mutlu Devrim Arslan, İstanbul Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gülay Çolak Çalışkan, İzmir Barosu Avukatlarından Canan Arıcı, Dava Avukatlarından Barış Aydın, Ramazan Akkaya ve Arif Ali Cangı; Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararının, Esra’nın tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen ‘acele kamulaştırılacak taşınmazların keşfi’ne ilişkin adımın boşa düşmesine, herhangi bir hukuki değerinin kalmamasına yol açtığını belirterek, Anayasal hakkını kullanan Esra’nın tutukluluğunun hukuk zemininde bir karşılığı kalmadığını ve dolayısıyla tahliye edilmesi gerektiğini tekrar tekrar dile getirdiler.
“Bugün çok büyük umutla geldik …”
Kalabalık bir gazeteci topluluğuna hitaben yapılan konuşmaların sonuncusunu İkizköy Muhtarı Nejla Işık yaptı.
Sözlerine, “Şu an benim bedenim burada ama yüreğim İzmir Şakran Cezaevi’nde Kızımla birlikte” diyerek başlayan Işık, daha sonra özetle şunları söyledi, “Mahkemelere sesleniyorum: Bu haksızlığı hukuksuzluğu bu temiz insanlara yapmayın. Vicdanlara sesleniyorum: Sizin evladınız yok mu? 42 gündür gözyaşı döküyoruz. Bugün çok büyük umutla geldim buraya. Dün anneler gününü ilk kez kızımla ayrı geçirdik biz. Benim yavrumun tepkisi şirketedir. Bize keşif yapılacak denmedi, hiç bilgi verilmedi. Biz hukuk okumadık ama şunu çok iyi biliyoruz ki Esra suçsuzdur. Esra çıkacak bugün, çok umutluyuz. Esra hepimizin onurudur. Bugün kavuşacağız …”
Konuşmaların ardından Adliye binasının yanındaki kantinin bahçesinde beklemeye başlayan topluluğa Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin güzel kararı saat 14:30’a doğru geldi ve Esra Işık’ın, yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla tahliye edildiği bildirildi.
Bu haber üzerine yaşanan coşkulu mutluluğun ardından bir grup Esra Işık’ı karşılayıp Milas’a getirmek üzere İzmir Şakran Cezaevi’ne doğru yola çıktı.




