A. Kemal KAŞKAR –
Milas Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar köylerimizdeki toplam 679 parsellik tarım arazisinin 9 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararnamesiyle acele kamulaştırılması sürecinin, açılmış karşı davalara rağmen hızla gerçekleştirilmeye çalışılan keşif çalışmaları sırasında 31 Mart 2026 tarihinde gözaltına alınıp “görevli memura görev yaptırmama, direnme, tehdit ve hakaret” iddialarıyla tutuklanan, 6 Mayıs’ta Danıştay 6. Dairesi’nce kararnamenin yürütmesinin durdurulmasının sonrasında, 41 gün tutukluluğun ardından 11 Mayıs’ta tahliye edilen ve Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hafta başında itiraz yolu açık olmak üzere verdiği kararla “hakaret-tehdit nedeniyle 442 gün karşılığı para cezası ile hükmün açıklanmasının 5 yıllık denetim süresince başkaca suç işlenmemesi koşuluyla ertelenmesinin yanısıra, görevli memura görev yaptırmama, direnme nedeniyle de 2 yıl 1 ay ceza verdiği, İkizköy/Akbbelen direnişinin sembol isimlerinden Esra Işık, “Bu daha Başlangıç, Asıl mücadele şimdi başlıyor / Bir mektup, Bir Teşekkür, Bir Çağrı” başlıklı bir açıklama yaptı.
Sosyal medya platformlarında da “Mücadeleleri büyüten; en karanlık zamanda uzanan bir elin sıcaklığı, hiçbir baskının susturamadığı dayanışmanın sesidir. Bu satırlar, o sesi çoğaltan herkese bir teşekkür; toprağına, emeğine ve memleketine sahip çıkan herkese ise yan yana yürümeye devam etme çağrısıdır!” sunuşuyla paylaşılan bu ‘açık mektup’ şöyle:
Gerçek adalet, mahkeme salonlarında yazılan kararlardan ibaret değildir …
Tutuklandığım günden bugüne kadar bir köylü kızının toprağını, ağacını, evini, yaşamını savunma mücadelesine sahip çıkan; bir mektubuyla, bir mesajıyla, bir ziyaretle, bir paylaşımıyla, duruşma salonunda, cezaevi önünde ya da köyümüzde yanımızda duran herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Bana gösterilen dayanışmayı hiçbir zaman yalnızca Esra’ya verilmiş bir destek olarak görmedim. Bu dayanışma, toprağını terk etmeyen köylüye, geçiminin ve emeğinin gasp edilmesine karşı direnen çiftçiye, memleketini savunan insanlara sahip çıkmaktı. Bunun için minnettarım.
Bu süreç bana bir kez daha gösterdi ki; bu ülkede vicdanını, mücadele azmini kaybetmemiş insanlar hâlâ var. Birbirini hiç tanımayan bu güzel insanlar, sırf haklı olanın yanında durmak için omuz omuza gelebiliyor. İşte en büyük umudu da burada görüyoruz.
Bugün bana ceza verilmiş olabilir. Ama biliyorum ki gerçek adalet, mahkeme salonlarında yazılan kararlardan ibaret değildir. Gerçek adalet; halkın vicdanında, yüreğinde yaşar. Haklılığımızı ne verilen cezalar değiştirebilir ne de bizi yıldırmaya çalışanlar unutturabilir.
Biz bu mücadeleye hiçbir zaman kendimiz için başlamadık. Bir avuç toprağın, bir zeytin ağacının, bir köyün meselesi değildi bu. Çocuklarımızın yaşayacağı memleket, üretmeye devam edecek köylüler, suyu, toprağı, ormanı ve geleceği koruma meselesiydi. Bu yüzden bugün de aynı yerde duruyoruz.
Mücadelemizin en kritik bölümü şimdi başlıyor
Şunu özellikle söylemek istiyorum: Asıl dayanışmaya bundan sonra ihtiyacımız var. Mücadelemizin en kritik bölümü şimdi başlıyor!
Çünkü köylerimiz hâlâ tehdit altında ve şirket yeni baskı yolları arayışında. Topraklarımızı, zeytinliklerimizi, ormanlarımızı koruma mücadelemiz bütün zorluklarına rağmen sürüyor. Eğer gerçekten yan yana duracaksak, şimdi birbirimizin elini daha sıkı tutmanın zamanıdır.
Bize en çok umut veren şey, yalnız olmadığımızı bilmek. İnancımızı büyüten şey, memleketin dört bir yanından yükselen dayanışmadır. Birlik oldukça, birbirimizin sesini çoğalttıkça, haklılığımızdan vazgeçmedikçe hiçbir güç bu memleketi tamamen sahipsiz bırakamaz.
İyi ki bu memlekette hâlâ omuz omuza yürüyebildiğimiz insanlar var
Ben bir köylü kızıyım. Doğduğum toprağı, dedelerimden kalan zeytinlikleri, çocukluğumun geçtiği köyü savunuyorum. Bundan sonra da aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğim.
Çünkü biliyorum ki bu mücadele yalnızca bizim köyümüzün değil, bu memleketin mücadelesidir. İyi ki varsınız. İyi ki bu memlekette hâlâ omuz omuza yürüyebildiğimiz insanlar var.
Şimdi umudu büyütme, dayanışmayı çoğaltma ve toprağımıza daha güçlü sahip çıkma zamanı!




