Nermin YILDIRIM / Roman / Hep Kitap / 2023 / 330 Sayfa
Ayşegül Şenay KAŞKAR
Nermin Yıldırım; 1980 yılında Bursa’da doğdu. Yalova, İstanbul, Ankara ve İzmit’te büyüdü. 1989 yılında ilk yazılarından ve şiirlerinden oluşan defteri “Yarını Bekliyorum” başlığıyla, amcası tarafından daktiloya çekilip fotokopiyle çoğaltıldıktan sonra ciltlenerek kitap haline getirildi.
2002 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin Basın ve Yayın bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında “Alem-i Nisvan” başlıklı feminist bir fanzin (ticari kaygı gütmeyen, bağımsız ve genellikle fotokopi ile çoğaltılan amatör yayınlar) çıkardı. Mezun olduktan sonra çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalıştı, reklam ajanslarında metin yazarlığı yaptı.
“Manchester Letters”, “Tramline Project” gibi uluslararası edebiyat faaliyetlerine katılarak, çeşitli ülkelerin yazarlarıyla ortak çalışmalar yaptı. 2013 yılında 3 ay boyunca dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların ağırlandığı bir program kapsamında Köln’de kaldı. 2013-2018 senelerinde Ot Dergi’sinde Dış Hatlar, Kasım 2018’den itibaren ise KAFA Dergisi’nde Uzakların Kafası adlı köşesinde öyküler yazıyor.
Edebî kişiliği …
Nermin Yıldırım’ın Unutma Beni Apartmanı romanında, yıllar sonra annesinin sesini ilk kez telefonda duyan Süreyya’nın kişisel hikâyesi üzerinden, Türkiye’nin son yarım yüzyılının hikâyesi anlatılır. “Rüyalar Anlatılmaz”ın odağında ise bir âilenin tarihi vardır. “Saklı Bahçeler Haritası”nda okur, 1930’lardan 1960’lara kadar geçen süreçte yazılıp günümüze kadar ulaşan esrarengiz mektuplardan hareketle, mektupların sahiplerini olduğu kadar, 20’inci yüzyılın önemli gelişmelerini de takip eder. 2015 senesinde yayımlanan “Unutma Dersleri” romanında ise aşk, hayaller ve aklın cilvelerine dair psikolojik referanslar içeren sürükleyici bir serüven kurgulanmış. 2017 senesinde yayımlanan “Dokunmadan” romanı, Dünya Kitap “Yılın Telif Kitabı” ödülünü kazandı. 2018’de yayımlanan bir sonraki romanı “Misafir”, Berlin Film Festivali’nin edebi eserleri sinemaya taşımak amacıyla oluşturduğu Books at Berlinale kategorisinde seçilen 12 eserden biri oldu. Nermin Yıldırım’ın “Ev” başlıklı yedinci romanı ise 2020’de yayımlandı.
Romanları İspanyolca, İngilizce, İtalyanca, Çince, Sırpça, Bulgarca, Arapça, Lehçe, Azerice, Makedonca gibi çeşitli dillere çevrilen Yıldırım, uluslararası yazar programlarına konuk olarak, 2013 kışını Köln Kültür Dairesi’nin davetiyle Köln’de, 2015 sonbaharını Şanghay Yazarlar Derneği’nin davetiyle Çin’in Şanghay kentinde geçirdi. Uluslararası PEN yazarlar birliği üyesi olan Nermin Yıldırım, hem Barselona’da hem de İstanbul’da yaşıyor.
Romanları –
Unutma Beni Apartmanı (2011), Rüyalar Anlatılmaz (2012), Saklı Bahçeler Haritası (2013), Unutma Dersleri (2015), Dokunmadan (2017), Misafir (2018), Ev (2020), Bavula Sığmayan (2022)
Yer aldığı öykü antolojileri –
Kar İzleri Örttü – “Kırmızı Kar” adlı öyküsüyle (2012), Öyküden Çıktım Yola – “Kara Kaya” adlı öyküsüyle (2014), Kadınlar Arasında – “Narin Ben Geldim” adlı öyküsüyle (2014), Güçoburlar – “Hoş Geldin” adlı öyküsüyle (2015)
Romanın konusu kısaca şöyle –
Barcelona’da yaşayan Pilar ve eşi Eyüp birbirini seven, mutlu bir çifttir. Son günlerde huzursuz uykularından ve rüyalarından şikayetçi olan Eyüp, bir uzmandan destek almaya karar verir. Doktor, uyanır uyanmaz rüyalarını bir deftere not etmesini ister. Sonrasında bunlar üzerine konuşacak ve bu huzursuzluğa birlikte bir çözüm arayacaklardır. Eyüp, bu yöntemi başlarda garip bulsa da, zamanla rüya defterine içini dökmek hoşuna gitmeye başlar. Gün geçtikçe hatırladığı rüyalar da artar hatta gittikçe karmaşık bir hal alır. Ve bir gün bir anda ortadan kaybolur. Pilar, Eyüp’ün başına kötü bir şey geldiğinden şüphelenir. Polise başvurur, onun uzun yıllardır ayrı olduğu ve nedense pek bahsetmediği memleketine, İstanbul’a döndüğünü öğrenir ve aramak için yola düşer.
Eşinin yıllardır görüşmediği ailesinden başka yardım alacağı kimse yoktur. Hiç tanışmadığı bu insanlar Pilar’ın gelişiyle büyük şaşkınlık yaşarlar. Çünkü ablası ve abisinin de Eyüp’ten haberi yoktur, uzun zamandır haberleşmemişlerdir. İstanbul’da olduğunu duymak aile üyelerini çok eskilere, karanlık sırlarına götürür. Kocasını bulmaya çalışır. Ama olaylar hiç beklemediği bir şekilde gelişir. Pilar, kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur ve büyük bir aile sırrının içine düşer. Pilar’ın elindeki tek dayanak ise rüya defteridir.
Eyüp, ailenin üçüncü ve en küçük çocuğudur, içine kapalıdır. Anne-baba da var ama, daha çok 3 kardeş üzerine kurulu bir roman bu. Eyüp’ün aile bağları çok gevşektir, evde olduğunda odasından çıkmaz ve onlarla karşılaşmak istemez. Zaman zaman onları sevmediğini düşünür. Çok küçük yaşta yatılı okumuş, sonrasında da eğitimine devam etmek için yurt dışına gitmiş. Bir daha da geri dönmemiştir.
…
Eşini bulmak için İstanbul’a gelir ama… Ailesi Eyüp’ün nerede olabileceği, kimi arayacakları hakkında hiçbir bilgiye sahip değildir. Pilar’ın aklına Eyüp’ün Galatasaray yıllarından kalma arkadaşı İlhami Doğru gelir. Aradan geçen yıllara rağmen onunla görüşmeye devam etmişti. Yıllar sonra Barselona’ya arkadaşını görmeye gitmiş, Pilar da o zaman tanışmıştı İlhami ile. Yıllara direnen bu dostluğun gücüne güvenerek, Eyüp’ün onun yanında olabileceğini düşünüyordu genç kadın. Değilse bile İlhami’ye yerini bildirmiş olabilirdi. Hiç olmadı, belki İlhami bir şeyler tahmin edebilirdi.
Görüştükleri sırada İlhami Türkiye’ye döneceğinden ve bir kitapevi devralacağınından söz etmişti. Ama adres olarak sadece dükkanın eski okullarının hemen karşısındaki pasajda olduğunu biliyordu. Önce okulu sonra da dükkanı ve İlhami’yi bulmalıydı.
…
Roman boyunca yavaş yavaş günlüğü okur ve Eyüp’ün, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği ruh dünyasına şahit oluruz. Eşi ve ailesiyle birlikte biz de Eyüp’ü ve onun dünyasını tanımaya başlarız.
Aile üyelerinin ve Pilar’ın anlatımıyla ilerliyor kitap. Arada rüya defterine alınan notların da eşlik ettiği hüzünlü, sarsıcı bir öykü bu.
…
Bu kitap benim ve kütüphanem için çok önemli. Bu seneki yaşgünümde torunlarım ilk defa kendileri hediye almışlar bana. Çok severek kitap okuduğum için bana birer kitap almışlar. Tabii bu konuda anneleri yazar ismi önermiş ve onlar da babaları ile gidip kitapçıda seçmişler kitaplarını.
Bu kitap küçük torunum Ege’nin aldığı. Hemen sonraki kitap tanıtımım da büyük torunum Efe’nin aldığı kitap olacak …
Çok şanslı bir babaanneyim ama her konuda, darısı herkeslere …



