A. Kemal KAŞKAR –
Milas’ın en önemli turizm beldesi olan Ören’in yolu, yıllardır lafı edilip durulduğu halde bir türlü iyileştirilmiyor, yenilenmiyor. Yıllardır sorunlu. Bu sorun giderek de büyüyor. Kısacası, durum çok kötü!
Yolun kötülüğü yetmezmiş gibi, yaz sezonunda artan araç trafiğinde bir de yaz-kış termik santrallere kömür taşıyan tırlarla artan can ve mal güvenliği riskinden dert yanıyor yurttaşlar: “Daha ne bekleniyor? Daha çok kaza olması, daha çok kişinin ölmesi mi?” diye soruyorlar.
İktidarın, ne yazık ki, bir avuç kömür için Akbelen Ormanı’nı yok eden tercihi sonrasında da ilçemizdeki iki santrala yeterli kömür bulunamadığı için bu ihtiyaç kent dışından tırlarla kömür taşınarak karşılanmaya çalışılıyor. Bilinen tabirle: “Yeniköy ve Kemerköy Değirmenleri” taşıma suyla döndürülmeye çalışılıyor.
Dolayısıyla ilçemiz trafiğinin demirbaşı durumundaki ‘maden tırları’na bir de ‘kömür tırları’ dahil edilmiş oluyor. Elbette bu yeni bir durum değil.
‘Çevre yolu’ olmaktan çıkalı yıllar olmuş ve bir türlü çözülememiş bir başka sorunumuz olan yolda tır trafiği yıllar içinde arttıkça artmış durumda. Dayanılacak gibi değil.
Bunun bir büyük sorun olduğunu düşünmeyen var mı?
Milas’ın içinde, Güllük ve Ören’e doğru günün her saatinde vızır vızır tır trafiği!
Çaresi, Milas’a gerçekten bir çevre yolu kazandırarak ve kömüre dayalı enerji üretiminden vazgeçerek bulunabilir ancak kısa vadede bir ‘rahatlama sağlanması bakımından’ vatandaşlar bu tırların ilçemiz yollarını kullanma saatlerinde kısıtlama yapılma-sını dile getiriyor bir süredir.
Bu talebin çok büyük bir çoğunluk tarafından desteklendiğini yazmama gerek var mı?
Geçen yıl Beçin’de kömür yüklü bir tırın devrilmesiyle yaşanan tek taraflı yaralanmalı kazanın öncesinde de ‘tır terörü’ diye adlandırılan büyük risk büyümeye devam ediyor.
Kaza sonrasında; tırların Beçin, Çamköy geçişlerinde akıllarına kötü kötü şeyler gelen ve Ören yolunun her metresini ‘ölüm yolu’ kaygısıyla kullanan vatandaşlarımızı bu çok büyük tehlikeden korumak için hiçbir şey yapılmıyor olmasını anlamak çok zor.
Bu konuda bir dizi önlem almak, ayrıca denetimleri sıklaştırmak çok mu zor?
Ya da şöyle yazalım: Sevgili vatandaşlarımızın hayatları kolayca ihmal edilebilir bir ayrıntı mıdır? Değersiz midir? Öyle değilse nedir? Ne beklenmektedir?!




