BAKIŞ Haber –
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması ile madencilik ve ziraat sektörlerini ortak bir geleceğe doğru taşımak adına önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. “Sorumlu ve Sürdürülebilir Madencilik” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, sektörden 25 firmanın desteğiyle ve ana sponsor Yeniköy Kemerköy Enerji’nin katkılarıyla, iki gün boyunca sürdürülebilir kalkınma, çevre ve toplum odaklı yeni yaklaşımları ele aldı.
İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ve Yeniköy Kemerköy Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık başta olmak üzere sektörün önemli isimleri konuşma yaptı. Zirvede, özellikle yeraltı kaynaklarının çıkarılması ve yerüstü tarım faaliyetlerinin sürdürülebilir bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmasının gerekliliği vurgulandı. Bu bağlamda, madencilik faaliyetlerinin yerel halk ve çevresel etkiler göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, açılış konuşmasında “Madenler olmadan hayat olmaz” sözleriyle doğal kaynakların önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Kumral, madenciliğin toplum refahı için vazgeçilmez olduğunu vurgularken, bu kaynakların sorumlu bir şekilde işlenmesi gerektiğini belirtti. “Biz madenciler ve ziraatçılar olarak bir araya gelirsek, ülkemizin kaynaklarını en verimli şekilde kullanabiliriz. Madenlerden elde ettiğimiz faydaları insanlığa sunarken, doğayı da koruma sorumluluğumuz var” diye konuştu.
Etkinlikte düzenlenen panellerden biri olan “Maden ve Çevre” başlıklı oturumda, Yeniköy Kemerköy Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, şirketin çevre dostu yaklaşımlarına dikkat çekti. Hüsamlar Maden Sahası’nda gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmalarıyla bölgeye 300 bin fidan dikileceğini ve çeşitli rekreasyon alanlarının inşa edileceğini belirten Işık, Milas’ın simgesi olan bir anıt zeytin ağacının bu bölgeye dikileceğini söyledi. “40 yıl önce Milaslılardan ödünç alınan bu saha, şimdi tekrar onlara kazandırılacak” diyen Işık, madencilik faaliyetlerinin doğaya geri kazandırma sorumluluğuyla yürütüldüğünü ifade etti. Ayrıca 2032 yılına kadar 1363 hektarlık bir alanın daha rehabilitasyon çalışmalarına dahil edilmesi planlanıyor.
Etkinliğin dikkat çeken bir diğer konuşması, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’dan geldi. Ziraat ve madencilik sektörlerinin birbirine duyduğu ihtiyaca değinen Prof. Dr. Özkaya, “Yerin altındaki madenleri çıkarırken üstündeki yaşamı korumalıyız. Ziraatçılar ve madenciler olarak bütüncül bir bakış açısıyla kaynaklarımızı verimli kullanabiliriz,” dedi. Prof. Dr. Özkaya ayrıca, madencilik faaliyetlerinin tarım yapılan topraklara zarar vermeden yürütülmesi için özel yöntemler geliştirilmesi gerektiğini belirterek zeytin ağaçlarının taşınabilirliğine dikkat çekti. “Bir zeytin ağacı binlerce yıllık da olsa, uygun prosedürlerle taşınabilir. Bu sayede hem madencilik yapılabilir hem de tarımsal değer korunabilir” dedi.
İTÜ’lü öğrenciler etkinlik boyunca, sektörün önde gelen temsilcileriyle birebir temas kurarak projelerini tanıtma ve kariyer fırsatlarını keşfetme imkanı buldu. Yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir kalkınma üzerine yapılan panellerde, öğrencilere gelecekteki çalışma alanlarına dair geniş bir perspektif sunuldu. Türkiye’nin yerli madencilik firmaları ve çevresel sürdürülebilirlik alanında örnek gösterilen firmalar, öğrencilerle birlikte fikir alışverişinde bulundu.
“Sorumlu Madencilik” panelinde konuşan Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye’de sorumlu madencilik uygulamalarına ilişkin örnek projelerden bahsetti. Yılmaz, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerinin madencilik sektöründe giderek daha fazla benimsendiğini ifade ederek, Türkiye’de başarılı bir şekilde yürütülen rehabilitasyon projelerine dikkat çekti. Yılmaz, “Madenciliği doğru kurallarla yürüten firmalar desteklenmeli” diyerek çevreye duyarlı madencilik faaliyetlerinin önemini vurguladı.
İki gün süren etkinlik, doğa dostu madencilik uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik farkındalık yaratarak, sürdürülebilir madenciliğin topluma ve çevreye olan katkılarının anlaşılması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ziraat ve madencilik sektörleri arasındaki iş birliği potansiyelinin gösterildiği bu buluşma, gelecekteki projeler için de bir yol haritası oluşturdu.




