Yılmaz Kaya AYLANÇ –
Bugün artık başka bir sabaha uyandı Türkiye. Her şey dünden daha farklıydı. Herkes de başka bakmaktaydı karşısındakine, gözler daha parlaktı.
Sanırım bu sabah umut vardı havada!
Uzun, oldukça uzun bir süre bir kişinin yönettiği bir Türkiye vardı. İtiraz eden, ses yükselten, “bir dakika” diyenin pek olmadığı, her şeyin Ankara’nın talimatlı ile yapıldığı bir Türkiye’yi yaşamaktaydık.
Öyle ki, yangına giden de ekonomik bir işlem yapacak olan da, kurdeleyi kesen de, yani her şeyi yapan herkes: “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı” ile demeden bir şey yapmıyordu.
Bu dönemin haksızlıklarına uğrayanların, ekonomik olarak zarar edenlerin, geleceği kararanların, adaletten umduğunu bulamayanların çalacakları bir kapı, başvuracakları bir merci kalmamıştı.
Her şey tek bir kişinin talimatı ile olmakta ve kimse yeterince ses yükseltememekteydi (gerçi hâlâ öyle).
Bunlardan dolayı da mağdur olanların yapacakları bir şey olmuyordu.
İşte bu ortamda halk zar zor geçim derdinde inim inim inlemekte, öğrenciler geleceklerine dair büyük bir umutsuzluk içinde, işsizlikten evlerde ocaklar tütmez, kavgalar bitmez oluştu.
Halk mutsuz ve bir o kadar da umutsuzdu.
Durum tam da budur dendiği günlerde iktidar bir büyük hata yaptı ve İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ve birçok siyasi tutuklandı. Bunun üzerine eylemler sokaklarda ve meydanlarda başladı. Gösterilere oldukça barışçı yaklaşan protestocular zaman zaman güvenlik güçlerinden oldukça sert karşılık gördüler. Öyle ki, bazı güvenlik güçlerini kendi arkadaşlarının engellemek zorunda kaldığını her birlikte gördük.
Onca protestocu gözaltına alınırken bir tek güvenlik görevlisinin yaptıkları nedeniyle soruşturmaya uğradığını ise duymadık. (Fazla bir şey mi istedim acaba!)
Gösteriler şimdilik büyük Maltepe mitingi ile sanırım başka bir aşamaya geçecek. CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, bu konudaki yol haritasını parti kurullarında tartışıp kamuoyuna bildireceklerdir.
Ülke çapında hatta yurt dışında yurttaşların bir araya gelerek isyanlarını haykırmalarını sadece Sayın İmamoğlu’nun tutuklanması ile açıklamak zor ve mümkün değil. Burada CHP de olayları doğru analiz ederse doğru yolda büyüyerek ilerlemeye devam eder.
Özellikle herkesin politik olmadıkları, sosyal olaylara yeteri kadar duyarlı davranmadıkları sık sık dile getirilen gençler, bu konuda sanırım sınıfı geçtiler. Bence geçtiler.
Özellikle gençler üzerinden bakacak olursak, protesto ettikleri konular adalet, haksızlık, hukuksuzluk, eşit olmayan durum ve tabii gerçek anlamda demokrasi. Bu haksızlıklara güçlü şekilde HAYIR derlerken, DEMOKRASİ taleplerini en yüksek perdeden dile getirme fırsatı buldular.
Gelecekleri açısından en riskli grubu oluşturan gençlerin bu davranışlarını iyi anlamak ve onlar üzerinden bir şeyler kotarmaya çalışmadan samimi olarak bu taleplerde onların yanında olmak son derece önemli.
Yaşanan hukuksuzluklar karşısında onlar meydanlarda ve sokaklardaydı.
Burada yeri gelmişken ifade etmek isterim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir kez daha haklı çıktı. Kurduğu bu Cumhuriyeti GENÇLERE bırakmasının nedenini sanırım Türkiye bir kez daha anlamış oldu. Gençler ATA’sını yanıltmadı ve ülkenin uzun süren sessizliğini bozdular.
Talepleri zenginlik, sınavda kopya, mülakatta iltimas, imarda avantaj, ticarette vergi iadesi değildi. Onlar hukuk, adalet ve demokrasi talep ettiler. Laik Cumhuriyete bağlılıklarını ve kuruluş değerleri ile yola devam edilmesini istediler ve istemekteler. Ana Muhalefet bu durumu iyi anlamalı ve doğru yolu, doğru enstrümanlar ile muhalif sesi daha da güçlendirecek yol ve yöntemleri kamuoyu önüne koymalıdır.
Tabii bu arada ana Muhalefetin ve Genel Başkanı Sayın Özel’in hakkını da yemeyelim. Yerel seçimlerde birinci olan parti olarakerken seçimin en güçlü şekilde istenmeye başlanması, iktidarın ezdiği yığınların sesine tercüman olma noktasına gelmesi, sokaklara ve meydanlara çıkma çağrısı yapıyor olması müthiş değişimi göstermektedir. Sanırım bundan sonra erken genel seçimlere kadar bu durum böyle devam edecektir.
Şimdi herkes bundan sonra ne olacak diye beklemekte.
İktidar tarafında son açıklamada Sayın Cumhurbaşkanı yapılanların vandallık olduğunu ve kabul edilemezliğini belirtirken, heybedeki turpların büyüklerinin henüz ortaya çıkmadığını söyledi.
Peki bu demokrasi mi?
Öyleyse neden özellikle gençler bu dövizler ile yürüdüler:
Gençlerin attığı sloganlardan bazıları: “Umut Bitmez”, “Her şey çok güzel olacak”, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”, “Özgür bizi Taksim’e götür”, “Aile Yılı DeğilDireniş Yılı”, “Özgürlük Sokakta, Sandıkta Değil”, “Gençlik Biat Etmez”, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”.
Ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar bu seslere kulak vermeli. Demokrasi sadece sandığa giderek 5 yılda bir oy atmak değildir ve olamaz. Demokrasi hayatın her şeyidir. O nedenle de insanların seslerine kulak vermek ve gereğini yapacak dinamikleri oluşturmak, yönetenlerin ve yönetmeye talip olanların yapması gerekendir.
Bundan böyle eski Türkiye artık olmayacaktır. Cin şişeden çıkmıştır. İktidar ya makul çoğunluğun sesini duyacak ve gereğini yaparak ülkeyi 23 yıllık iktidarından sonra salimen erken seçimlere götürecek ya da muhalefet sesini her geçen gün daha çok çıkararak iktidarı erken genel seçime zorlayacaktır.
Yollardan biri ülkeye barışı ve huzuru getirmek için demokrasinin bir yolunu kullanmak olacaktır, diğer yol ise hepimizi daha çok yoracak ve hepimiz için zor geçecek yılları yaşatacaktır.
Bir süredir ekonomiyi konuşmadığımızın da farkındayım. Benzine yeni bir zam geldi, elektrikte ise çok büyük bir zam haberi ortalıkta dolaşmakta. Geçim sıkıntısı had safhada tüm yurttaşları canından bezdirmiş durumda.
Ancak o umut yok mu o umut, işte onun heyecanıyla bir haftadır ekonomi ikinci planda kaldı.
CHP’nin yapmış olduğu çok önemli bir konudan da bahsederek yazımı bitirmek isterim.
Cumhurbaşkanı adayı için ön seçim yapacağını açıklarken her kafada farklı bir ses vardı, özellikle de ön seçime tek kişi olarak girileceği belli olduktan sonra bu sesler çok daha fazlalaştı.
Ancak yine de yaptılar. Ve öyle bir şekilde yaptılar ki sanki referanduma dönüştürdüler. Yaşadığım kentteki Belediye Meclis Üyesi bir arkadaşıma birkaç gün önce “ön seçim sandıklarının yanına bir dayanışma defteri koyarak halka çağrı yapsanız çok iyi olur” mealinden bir cümlem olmuştur. Akşamına bana bir mesaj atmış ve “Yılmaz bey dediğiniz oldu” diye yazmıştı. İşte sonradan konan o dayanışma sandığı işin bütün şeklini değiştirdi.
O sandıklardan 15,5 milyon oy çıktı. Artık muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı belli olmuştu. Bakın CHP’nin demedim, muhalefetin dedim.
Genci, yaşlısı hiçbir zorunluluk olmadığı halde o sandıklara giderek, gerektiğinde saatlerce bekleyerek dayanışmada benim de tuzum olsun diyerek, demokrasi, adalet ve hukuk taleplerini o sandıklara attıkları oylarla ifade ettiler. Bu, görmezden gelinecek bir durum değil.
Şimdi bir de kurultay var. 6 Nisan tarihinde yapılacak kurultayda CHP bir ters köşe daha yapar mı? Yaparsa çok şık olur bence…
Yurttaşlar bir mesaj vermekteler ve umarım iktidar da, muhalefet de gereken mesajı alır ve gereğini yapar.
Umudu, özellikle gençlerimizin umudunu yok etmeyiniz!
Hepinize iyi bayramlar gençler! (26.03.2025)




1 Yorum
zevkle okudum üstat…umarım herşey yolunda gider,bu hareketin devamı gelur ve “her şey çok güzel olur”