Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan ‘Bayram ikramiyesi’ açıklaması:
“Yılda 4 kez ve en az asgari ücret düzeyinde olmalı!”
A. Kemal KAŞKAR –
Tüm Emeklilerin Sendikası’nca ülkemiz genelinde “Dilenci Değil Emekliyiz” vurgusuyla yapılan açıklamada, 4 bin Lira olan bayram ikramiyesinin, yaşanan hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında bir anlamının kalmadığına dikkat çekilerek, “Bu ödeneğin yılda 4’e çıkarılması ve en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesi gerekir” denildi.
İlçemiz Milas’ta da 28 Mayıs Çarşamba günü ülkemiz geneliyle eşzamanlı olarak Tüm Emeklilerin Sendikası Milas Şubesi’nce yapılan açıklamaya, emekli vatandaşlarımızın yanı sıra CHP Milas İlçe Başkanı Av. Tüze Çetinkaya, 27. Dönem Muğla Milletvekili Suat Özcan, Milas Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Özgür, SOL Parti İlçe Başkanı Hüseyin Yorulmaz, DEM Parti Milas Eşbaşkanı Sedat Polat, TİP, EMEP ve Eğitim-Sen üyeleri de destek verdiler.
Açıklama öncesi, Şube Yürütme Kurulu Üyesi İzzet Doğan, kısa bir sunuş konuşması yaparak Nazım Hikmet’in “Hoş geldin” başlıklı şu şiirini okudu:
“Hoş geldin! / Kesilmiş bir kol gibi / omuz başımızdaydı boşluğun… / Hoş geldin! / Ayrılık uzun sürdü. / Özledik. / Gözledik… / Hoş geldin! / Biz / bıraktığın gibiyiz. / Ustalaştık biraz daha / taşı kırmakta, / dostu düşmandan / ayırmakta… / Hoş geldin. / Yerin hazır. / Hoş geldin. / Dinleyip diyecek çok. / Fakat uzun söze vaktimiz yok. / Yürüyelim …”
Daha sonra, Tüm Emeklilerin Sendikası Merkez Yürütme Kurulu imzalı açıklama, Şube Yürütme Kurulu Üyesi Fikret Çoban tarafından okundu.
“Taleplerimiz dikkate alınmıyor”
AKP-MHP ve ortaklarının iktidarının, gerçeği yansıtmayan enflasyon hesapları, öngörülen enflasyon tahminleri ve yandaş sendikalarla yaptıkları anlaşmalarla çalışanları sefalete, emeklileri açlığa mahkum ettilerine, açlık sınırının 34 bin 888, yoksulluk sınırının 84 bin 352, bekar bir insanın yaşam maliyetinin 51 bin 193 lirayı bulduğuna dikkat çekilerek başlayan açıklamada, daha sonra şu görüş, eleştiri ve taleplere yer verildi:
“Bu verilere göre 10 milyondan fazla emekli, dul ve yetim maaşı alan insanımız açlık sınırının yarısından az, neredeyse bütün emekliler ise açlık sınırının altında aylık almaktadır. Bu hal sağlık, barınma ve gıda gibi en temel ihtiyaçları dahi karşılamaktan uzaktır.
Öte yandan uygulanan tek adam rejimi ile sosyal haklar ve özgürlükler hiç olmadığı kadar kısıtlanmış, sendika başvuruları engellenmek istenmiş, kabul edildiği durumlarda ise yargı sopası kullanılarak yasaklanma cihetine gidiliyor. Yer yer basın açıklamaları ve toplantılar sınırlandırılıyor. Demokratik mücadele alanları yok ediliyor. Taleplerimiz dikkate alınmıyor.
Oysa biz bedelini peşin peşin ödeyerek hak ettiğimiz emekliliğimizde, bize ait olanı istiyoruz. Maaş güncellemesinin son alınan maaş üzerinden yapılması gerekirken, iktidar burada da hile yapıyor. Ortalama maaş üzerinden güncelleme yaparak bugün ortaya çıkan maaş rezaletinin sebebi olmuştur. Özellikle kamu sektörü dışında 10 milyonun çok üstünde insanımızın pirim gün ve miktarı ne olursa olsun, nüans farklarla aynı maaşı aldığı garip bir durumla karşı karşıyayız.
Büyümeden de pay verilmemektedir. Yılların mücadelesinin bir kazanımı olan bayram ikramiyesi olarak ödenen para, reel enflasyonun çok çok gerisinde kaldığı bilindiği halde, iktidar artış yapmıyor. Oysa AKP iktidara geldiğinden bu yana emeklilere hiç karışmasaydı, en düşük emekli maaşı en düşük memur maaşı civarında olacaktı.
Bu hesabı yapan Tüm Emeklilerin Sendikası, en düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına eşitlenerek bir kıstas geliştirilmesini önermektedir. Memurlara verilen seyyanen artışın tüm emeklilere verilmesi şarttır.
Biz çalışırken ürettiğimiz emeğin değerlendirilmesinde ve geri dönüşümünde söz sahibi olmak istiyoruz. Bu nedenle imzacısı olduğumuz uluslararası sözleşmelerden kaynaklı sendika kurma hakkımızın tanınmasını ve bu konuda TBMM’nin gerekli yasal düzenlemeyi yapmasını istiyoruz.
Bayram ikramiyesi adı altında, göz boyamadan öteye bir karşılığı olmayan 4 bin lira gibi bir miktarın, yaşanan hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında bir anlamı kalmamıştır.
Bu nedenle bu ödeneğin yılda 4’e çıkarılması ve en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesi gerekir. Ancak o durumda belki çoluk çocuğumuzla kısmen de olsa birkaç gün yüzümüz güler.
Önümüz bayram. Bütün vatandaşlarımızın bayramını kutlarız. Tekrar etmekte fayda vardır. Yılların mücadelesiyle kazandığımız ikramiyemiz enflasyona heba edilmemelidir. Her emeklinin hesabına asgari ücret tutarında bir ödeme yapılmalıdır.
Bir sözümüz de ayrımcı açıklamalar yapan TBMM Başkanı’nadır. Yeter mezhep ayrımcılığı yaptığınız. Bu ayrımcı açıklamaları şiddetle kınıyoruz.
Tutuklanan belediye başkanları ve çalışanları, canımız öğrencilerimiz, gezi tutukluları derhal serbest bırakılmalıdır. Her gün düzmece iddialarla gözaltılar yapılarak, toplum sindirilmek istenmektedir. Bunun adı faşizmdir. Faşizme karşı durmak insanlık görevidir. Bu görevi yapmaktan asla geri durmayacağız.”
Açıklama okunurken “Direne direne kazanacağız”, “Çetelere değil emekliye bütçe”, “Sendika hakkımız engellenemez”, “Kurtuluş yok tek başına-Ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları atıldı.
“Ara Zam istiyoruz!”
Eğitim Sen adına Hüdaverdi Günay ve SOL Parti Milas İlçe Başkanı Hüseyin Yorulmaz, aynı zamanda Milas 78’lileri de temsilen kısa konuşmalar yaparak, yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve derinleşen yoksulluk karşısında ayakta kalmaya çalışan işçiler, memurlar, emeklilerin hayatlarını sürdürmekte zorlandıklarını, bu bakımdan ara zammın şart olduğunu vurgulayıp emeklilerin sendika hakkının, örgütlenme hakkının engellenemeyeceğini belirttiler.




