A. Kemal KAŞKAR –
Bilindiği gibi, zeytinlikleri, orman ve mera alanlarını, madencilik/enerji projeleri için yok edecek 7554 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, yaygın ve etkili tepkilere, yani ‘her şeye’ rağmen 19 Temmuz’da TBMM’de kabul edildikten sonra 24 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
13 Haziran 2025 tarihinde yasa teklifinin TBMM Başkanlığı’na verilmesiyle başlayan ve Ankara’da TBMM Dikmen Kapısı önünde kitlesel buluşmalar ve Ayrancı Cemal Süreya Parkı’ndaki açlık greviyle doruk noktasına ulaşan direniş mücadelesinin, torba yasanın 19 Temmuz’da Meclis’te kabul edilmesi sonrasında Anadolu’da yaygınlaştırılarak sürdürülmesi kararı alınmıştı.
İlk buluşma 27 Temmuz’da Menteşe’de yapıldı
Bu çerçevede, Muğla’daki ilk buluşma 27 Temmuz Pazar günü Menteşe Konakaltı Kültür Merkezi / Nail Çakırhan Salonu’nda yapıldı. Saat 13’te başlayan toplantıda, yasanın günlük yaşamda hak gasplarıyla cisimleşecek yıkıcı etkilerine karşı hak ve özgürlüklerin savunulması mücadelesine hazırlık amacıyla bilgilendirmeler yapıldı ve anayasal hakların korunması ve yaşam alanlarına sahip çıkılması ekseninde güçlü bir direniş için yapılabilecekler konuşuldu.
3 Ağustos’ta İkizköy/Akbelen’de …
Mücadelenin yeni döneminde ikinci buluşma ise 3 Ağustos Pazar günü saat 11’de İkizköy/Akbelen’de yapılacak.
Konuyla ilgili olarak İkizköy Çevre Komitesi’nden yapılan davet/açıklamada, “Ankara’da ördüğümüz büyük dayanışmadan aldığımız güçle, topraklarımızı savunmanın haklı gururuyla köyümüzde, komşularımızla buluşuyoruz. Herkesi mücadelemizi sürdürdüğümüz topraklarımızda yapacağımız buluşmamıza, ‘Bu yasayı tanımıyoruz!’ demeye bekliyoruz!” denildi.
“Direnişimize devam!”
İkizköy Çevre Komitesi’nin, “Maden yasasını tanımıyoruz demek için köylerimizle, dostlarımızla bir araya geliyoruz!” başlıklı açıklaması şöyle:
“13 Haziran’da gündeme gelen yeni maden yasasına karşı o günden beri mücadele içindeyiz. Yasanın görüşülme sürecinde defalarca kez Ankara yollarını teptik, Ankara’da gece gündüz günlerce nöbet tuttuk, tüm kamuoyunun gündemine bu yasayı taşımak için varımızla, yoğumuzla, her şeyimizle mücadele ettik. Güçlü itirazımıza rağmen bu yasayı geçirmiş olmaları köylerimiz için hükümsüzdür. Zeytinlerimizin taşınması, köylerimizin yok olması; topraklarımızdan sürülmemiz, geçmişimizin ve geleceğimizin yok edilmesi anlamına geliyor. Yaşamlarımıza sahip çıkmak için direnişimize tüm gücümüzle devam ediyoruz.
Haftalardır Ankara’da büyük bir dayanışma ile memleketimizin talan yasasına karşı mücadeleyi örmeye, büyütmeye çalıştık. İnsanlarımız bizi el üstünde tuttu, sahip çıktı; yüzlerce yeni dost, kocaman bir aile kazandık. Güçlenerek geri döndük. Bizler bu topraklarda doğduk. Köylerimiz, ağaçlarımız, yüzlerce yıllık tarihimiz ve emeğimiz bizim. Haklılığımızdan aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz.
Hem Ankara’da yaşadığımız büyük dayanışmayı sizlere taşımak ve paylaşmak, hem de mücadelemizi daha ileri götürmek, komşu köylerimizle buluşmak ve güçlenmek üzere seneler önce mücadelemizi başlattığımız köyümüzde, madenin dayandığı İkizköy Akbelen’de buluşacağız.
Yanımızda olmak, birliğimize güç katmak isteyen tüm hemşerilerimizi, tüm dostlarımızı mücadelemizi sürdürdüğümüz topraklarımızda yapacağımız buluşmamıza, ‘Bu yasayı tanımıyoruz!’ demeye bekliyoruz!”




