A. Kemal KAŞKAR –
İkizköy Çevre Komitesi tarafından; Akbelen’de son dönemde Şirket’in attığı adımlarla sürecin kritik bir aşamaya girdiğine, Eylül ayından bu yana süren baskının, geçtiğimiz hafta itibariyle açık bir zeytin talanına dönüştüğüne, bu arada, başta İkizköy olmak üzere Çamköy ve Karacahisar’ı da kapsayan alanda yaklaşık bin tapunun Ocak ayında kamulaştırılacağına dair duyumların giderek yayılıyor olmasına dikkat çekilerek yapılan, “Biz bu madene karşı 7 yıldır; toprağımızı, zeytinimizi, yaşamımızı savunarak, elimizde ne varsa ortaya koyarak direniyoruz. Bu yolda çok insanla yan yana geldik, çok büyük bir dayanışmaya tanık olduk. Her destek, her ses, her adım bizi bugünlere taşıdı. Mücadelenin bu kritik eşiğinde sizlerle durumu değerlendirmek üzere mücadelemize omuz vermek isteyen herkesle bir araya gelmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde Milas, Bodrum ve Muğla merkez olmak üzere üç ayrı yerde toplantılar yapacağız. Bu buluşmaların ilkini, Milas’taki dostlarımızla gerçekleştireceğiz. Ardından Bodrum ve Muğla’da da bir araya geleceğiz” çağrı-açıklamanın ardından 3 Ocak Cumartesi günü Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda yapılan toplantıda, önümüzdeki döneme ilişkin yeni örgütlenme ve mücadele biçimleri ile ilgili değerlendirmeler yapıldı, öneriler dile getirildi.
Saat 13’te başlayan toplantıya, İkizköy, Karacahisar, Aslanyaka, Çamköy, Dereköy başta olmak üzere köylerden ve ilçemiz merkezinden vatandaşların yanı sıra, aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, CHP İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, TİP İlçe Başkanı Besalet Alkaya, SOL Parti, EMEP, DEM Parti’nin, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan kalabalık bir topluluk katıldı.
Toplantı sonrası İkizköy Çevre Komitesi’nden yapılan paylaşımda, “YK Enerji’nin köylerimizi yutacak olan maden projesi kendine kâr Milas’a zarardır, dedik. Yüzlerce köylünün tapusunu gasp edip madenin genişlemesine izin vermeyeceğiz! Birlikteliğimizi büyüterek mücadelemizi yükselteceğiz. Goca Milas 1 şirketten büyüktür!” denildi.
Yapılan konuşmalarda özetle …
Toplantıda; aralarında İkizköy Muhtarı Nejla Işık, İkizköy Çevre Platformu Sözcüsü Esra Işık, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, CHP Milas Kadın Kolları Başkanı Nurhayat Topuz, önceki dönem Muğla Milletvekili Suat Özcan, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, CHP Muğla İl Yöneticisi Çiğdem Erko, TİP Milas İlçe Başkanı Besalet Alkaya, MUÇEP Temsilcisi Neşe Tuncer, Milas Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu Sözcüsü Hülya Scobie, Tüm Emekliler Sandikası’ndan Fikret Çoban, Milas 78’lilerden Nevzat Çağlar Tüfekçi, Eğitim Sen’den Hüdaverdi Günay, TİP ilçe yöneticisi Zekai Türkmenoğlu, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Milas Temsilcisi Dr. Çağlayan Üçpınar, YAZI-DER Yöneticisi Ali Gönenli ve Arkeolog-Aktivist Selahattin Aydın’ın da olduğu çok sayıda katılımcı konuşmalar yaptılar.
Bin 600 tapuluk alanın kamulaştırma yoluyla şirkete devredileceği yönünde duyumlar var …
Esra Işık’ın kolaylaştırıcılığında yapılan toplantıda ilk konuşmayı yapan İkizköy Muhtarı Nejla Işık; Akbelen’de yeniden başlatılan zeytinlik talanından, çok sayıda zeytin ağacının YK Enerji tarafından söküldüğünden, maden sahasının köylerine doğru genişletilerek köylülerin her şeylerini kaybetmekle karşı karşıya olduklarından bahisle, Şirket’in bir sonraki adımının çok daha kapsamlı bir kamulaştırma süreci olduğuna dikkat çekerek, ortalıkta İkizköy, Karacahisar ve Çamköy’ü kapsayan yaklaşık bin 600 tapuluk alanın kamulaştırma yoluyla şirkete devredileceğine ilişkin ciddi söylentilerin dolaştığını söyledi.
“Ben sizin yanınızdayım”
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ise, yaptığı konuşmada, “Mahkeme kararlarını derleyip toplayıp dosya halinde ilgili kurumlara ulaştırmamız lazım. Biz yerel yönetim olarak kanunların verdiği yetkileri sonuna kadar kullanacağız” dedi ve sözlerini, alkışlar arasında “Ben sizin yanınızdayım” diyerek tamamladı.
Toplantıda daha sonra yapılan konuşmalarda özetle şu değerlendirme ve öneriler dile getirildi …
– Köylerde, evlerde, tarlalarda, kahvelerde sorunun büyüklüğü ve mücadelenin önemi vatandaşlara anlatılmalı, farkındalık oluşturulmalı.
– Sloganımız, “Akbelen için yeniden” olsun. Yeniden toparlanıp yola çıkmamız için bir kıvılcım olarak. Yerel, ulusal, uluslararası destek için amasız, fakatsız herkesi aramamız lazım.
– Akbelen’i merkezine alan koşu, bisiklet turu gibi etkinlikler düzenlenerek, bölge ne kadar görünür kılınırsa o kadar iyi olur.
– Çevre, Hukuk, Basın-Medya, Örgütlenme ve Propaganda komisyonları kurulmalı.
– Hukuksal ve siyasal destek önemli, cesaret veriyor insanlara.
– Geçenlerde kesilen zeytinlerin bulunduğu tapulu arazilerde basın açıklaması yapılsın. Herkes, “Bunu hemen durdurun” demeli.
– Acele kamulaştırmanın tehdidi altındaki bin 600 tapu kimlerinse onlara ulaşıp mücadeleye davet edilmeli. Üç beş kişi bağırmakla bu iş olmaz. Herkes, öneriler sıralamaktan ziyade bizzat kendisinin de yapabileceği neyse onu söylesin.
– Maden firmalarının toprağı deşmesine, doğayı tahrip etmesine engel olmak lazım. Milaslıları eleştiriyorum. Yerel yönetimin desteği önemli. Daha çok katkıda bulunulması, destek verilmesi lazım.
– Eksiğiz, mücadeleye katılımda büyük bir eksiklik var.
– Savunma durumundan çıkılıp icraat yapmamız lazım. Siyasi partiler ne yapacaklarını açık ve net olarak anlatsınlar. Bölgemizin geleceğine ilişkin neler yapacaklarını açıklayıp ilan etsinler. Proje sunsunlar. “Termik santrallar kapatılıp, örneğin kooperatif örgütlenmesi çatısı altında entegre zeytin işleme tesisi kurulması” gibi. Bu iktidar kaldığı sürece burada işimiz zor. Komisyonlar kurmaya ihtiyacımız var.
– Yeterince konuştuk, komisyonların kurulması lazım artık.
– Saldırıya; saldırıya maruz kalanlar karşı duracak, karşı çıkacak önce. Termik santralların kapatılması, hedefimiz budur. Milas ve Bodrum’un kullanacağı suyu termik santrallar bedava kullanıyor. Ekinambarı suyuna yatırım yapılmasına gerek yok, termik santrallar kapatılıp hurdaya çıkarılmadığı sürece bu sorun çözülmez.
– En doğru öneri, burada, bu toplantıda şu ana kadar önerilenlerin yapılması önerisidir. Bu mücadele sadece doğa mücadelesi değil aynı zamanda emeğin de mücadelesidir. Çok basit ve dramatik bir durumla karşı karşıyayız. Ne olur yapalım artık!
– Bir adım daha ilerlememelerini sağlamamız lazım. Milas, Bodrum ve Muğla merkezdeki toplantıların ardından hep birlikte adım atacağız yeniden. Milas-Akbelen Dayanışma Ağı oluşturulmalı, on beş günde, üç haftada bir, bir araya gelip Akbelen için, Milas için, bu mücadele için ne yaptığımızı konuşmalı, ‘Ne yaptık’ sorusuna yanıt verip mücadelemizi sürdürmeliyiz.
– Belediyemiz tarafından ilçemiz merkezinde irtibat ve eşgüdüm sağlanması amacıyla kullanılmak üzere bir mekan temin edilmeli.
Başkan Topuz toplantıdan ayrılmadan önce bir kez daha söz aldı ve …
Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un, bir cenaze törenine katılmak üzere toplantıdan ayrılmadan önce yeniden söz alarak yaptığı kısa konuşmada, 1990’lı yılların sonlarına doğru dönemde Milas Havalimanı ile ilgili karşı çıkışların olduğu günlerde bir toplantı sırasında yaşananlardan bahisle, kendisine, “Milas ve Bodrum’daki çevrecilere o dönemin parasıyla 200 bin lira para verildiğinin ifade edildiği”ni, o insanların yöremizde ‘çevreci’ adı altında eylemler yaptıklarını belirterek, “Daha sonraki -günlerde- havaalanı ile ilgili yaptığımız toplantıda, 20 tane kurum, Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı, Karayolları, Devlet Su İşleri, Deniz Yolları velhasıl bütün kurumlarla ilgili toplantıda dedim ki, çevreci arkadaşlar, bizim aleyhimizde pankart açtılar, dedim arkadaşlar, bu işi parayla yapmamış olsaydınız daha iyi olurdu. Çevre ile ilgili yapılan her eylemin arkasındayım ama birilerinin, sermayenin tetikçiliğini yapmayın. Toplanan arkadaşlarımızın samimiyetine inanarak yapılacak olan her türlü çalışmanın, eylemin arkasında olduğumu ifade ediyorum. Bu ülke bizimdir. Bu coğrafya bizim dedim. Bu coğrafyada çalışan insanlar da yaşayan insanlar da bizim insanlarımızdır dedim. Demek istediğim bu … Ben geçmişteki o insanların kim olduğunu biliyorum” dedi.
Topuz’un bu sözleri üzerine bazı katılımcıların “Kim olduklarını söyleyin o zaman, biz de bilelim, biz de onları aramıza almayalım” dedikleri duyuldu. Yükselen seslerin arasında Başkan Topuz, “Burada söylenmez, söylenir mi, bu bir gizlilik içerisindedir” deyip toplantıdan ayrıldıktan sonra salonda kısa süreli olarak tansiyonun yükseldiği ve bazı katılımcıların salondan çıktıkları görüldü.
Son sözler yine Nejla Işık’tan …
Toplantıda gergin anların yaşandığı son bölümde, zaman zaman gözleri dolarak bir konuşma yapan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, “Birbirimize saygı duyalım. Bu mücadelede yanacak, ağlayacak, kepçenin önünde duracak güçlü, cesur insanlara ihtiyacımız var. Bu mücadelede hepimizin birbirimize ihtiyacı var. Milas bir bütündür. Herkes birlik olsun. Bir bütün olalım artık. Yoksa, bu şirketlerin karşısında tek tek durursak başaramayız. Onları Akbelen’nden ileriye doğru bir gıdım ilerletmemiz lazım. Bugüne kadar bu mücadelede zaman zaman düştüğümüz oldu. Yeniden kalktık ayağa. Ama asla eğilmedik, asla eğilmeyeceğiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, birlik olalım. Biz birbirimizin düşmanı değiliz. Biz şirkete odaklanacağız, birbirimize değil” dedi.
Ve toplantı, Bodrum ve Menteşe’de yapılacak toplantılar sonrasında mücadelenin genişlemesi ve yaygınlaşması için somut adımlar atılacağına dikkat çekilerek sona erdi.




