Milas köylüleri; Milas Ziraat Odası, Milas Ticaret ve Sanayi Odası ve İlçe Tarım Müdürlüğü önünde protesto eylemli açıklamalar yaptı:
“Milas’ın zeytinini, onurunu, geleceğini savunmak için buradayız!”
A. Kemal KAŞKAR –
İkizköy, Karacahisar ve Çamköy’den köylü vatandaşların da aralarında bulunduğu kalabalık bir grup yurttaş, 10 Mart Salı günü Milas Ziraat Odası, Milas Ticaret ve Sanayi Odası, İlçe Tarım Müdürlüğü önünde protesto eylemli açıklamalar yaptılar.
MİZO ve MİTSO başkanları ile İlçe Tarım Müdürü’nün makamlarında olmamaları nedeniyle tepkilerini doğrudan muhataplarına aktarma olanağı bulamayan vatandaşlar, bu durumu da protesto ederek, odaların başkan ve yöneticileri ile müdürlük yetkililerine, “Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz? Bu toprakların üreticisi yalnız bırakılırken neden sessizsiniz? Milas’ın zeytinine, tarımına, çiftçisine sahip çıkmayacaksanız, kimin yanında duracaksınız?” diye sordular.
Odalar ve Müdürlük önünde, başta İkizköy Muhtarı Nejla Işık olmak üzere yapılan konuşmalarda Milas halkına da, köylerde yaşanan zeytin katliamına karşı sessiz kalmamaları çağrısında bulunuldu.
Bu arada, “Milas merkez köylerinden Menteş’te yok edilen zeytin ağaçlarıyla ilgili tepki gösterenler, konuyu TBMM’ne kadar götürüp soruşturmalar açtırıp cezalar kesenlere soruyoruz, kanun aynı kanun ‘Zeytin Kanunu’, acele kamulaştırma kararıyla ilgili açtığımız davalar sürüyorken İkizköy’deki zeytinler için neden sesiniz çıkmıyor, neden cezalar verilmiyor? Menteş’tekiler zeytin de İkizköy’dekiler, Çamköy’dekiler zeytin değil mi?” diye soruldu.
MİZO, MİTSO ve İlçe Tarım Müdürlüğü önündeki açıklamaların sonrasında eylemlerini Salı Pazarı’nda sürdüren vatandaşlara; aralarında CHP, TİP, SOL Parti yönetici ve üyelerinin yanı sıra Pazar esnafı ve alışveriş yapan yurttaşların da alkışlarla destek verdiği görüldü.
“Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz?”
Eylemlerle ilgili olarak yapılan “Milas’ın zeytinini, onurunu, geleceğini savunmak için buradayız!” başlıklı açıklamada, “Bugün burada, Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sahip çıkmak için toplandık. Anayasaya aykırı bir kanun ve kanunda yer alan, adrese teslim koordinatlar yoluyla Milasımız sınırsız, vahşi bir madencilik faaliyetiyle yok edilmek isteniyor.
15 Eylül 2025 tarihinden beri anayasaya aykırı bir şekilde Milasımızda zeytinler talan ediliyor. Binlerce zeytinimiz ve verimli topraklarımız, geri dönüşü olmayan bir yıkıma maruz bırakılmış durumda. 10 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla da köylerimiz yok edilmek, köylülerimiz göç etmek zorunda bırakılıyor. Defalarca bu yıkımın karşısında durduk. Defalarca kurumları, kurum temsilcilerini, siyasi partileri köylerimize davet ettik. Dinamitlerle çatlayan evlerimizi, bir işgal gücü gibi topraklarımıza girip zeytinlerimizi talan eden, faaliyetleri göstermek istedik. Yıkıma sürüklenen hayatlarımızı görüp sesimiz duyulsun istedik. Zeytini koruması gereken kurumlar susuyor. Üreticiyi savunması gerekenler sessiz kalıyor. Topraklarımızı ve zeytinlerimizi savunmak isterken yalnız bırakılıyoruz. Ve bir şirket istediği için her şey olabiliyor. Yasa değişiyor, anayasayı korumak isteyen köylüler gözaltına alınıyor, muhtarlar köylere düşman hale geliyor, kurumlar susuyor veya bu şirketin talimatlarını uygulayan birer araç haline geliyor” denilerek, şirket tarafından verilen iftar yemeğine katılan yöneticileri, temsilcileri nedeniyle; çiftçiye, köylüye sahip çıkması beklenen – gereken oda ve kurumlara tepki gösterdiklerine dikkat çekilen açıklamada daha sonra şöyle denildi:
“Defalarca davet etmemize rağmen üç maymunu oynayan Milas Ziraat Odası’na, Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na ve Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’ne soruyoruz: Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz? Bu toprakların üreticisi yalnız bırakılırken neden sessizsiniz? Milas’ın zeytinine, tarımına, çiftçisine sahip çıkmayacaksanız, kimin yanında duracaksınız? Bir şirketin mi?
Milas’ın zeytini sadece bir ürün değildir. Bu toprakların kimliğidir. Bugün zeytin giderse, yarın Milas gider. Bugün köylü giderse, bu topraklar YK Enerji şirketinin çiftliği haline döner. Milas’ı bir şirketin rantına, kârına, insafına terk edecek bir pozisyonda olmak bu topraklara yapılmış ihanet olur.
Bu yanlış yoldan geri dönün. Milas’a ihanet etmekten vazgeçin. Anayasaya uyun. Bir şirkete değil, yurttaşlara hizmet edin!
Biz köylüler olarak buradan açıkça söylüyoruz: Milas’ın zeytini sahipsiz değildir. Milas sahipsiz değildir. Bu toprakların gerçek sahipleri bu topraklarda yaşayan insanlardır.
Hiç kimse Milas’ın zeytinini şirketlere teslim edemez. Hiç kimse köylünün toprağını yok sayamaz.
Biz buradayız. Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sonuna kadar sahip çıkacağız!
Zeytin bizimdir. Toprak bizimdir. Milas bizimdir.”




