Yılmaz Kaya AYLANÇ
4 Eylül 2024 günü sembolik açılışı Sivas kentimizde başlayanCHP Tüzük Değişikliği ve Program Çalışmaları Kurultayı resmen 6 Eylül günü Ankara’da başlayıp 9 Eylül günü tamamlanacak. 9 Eylül CHP’nin kuruluş günüdür ve çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
CHP bu kurultayı aynı zamanda “Türkiye’nin ikinci yüzyılında değişim kurultayı” olarak nitelendiriyor.
Bu konuda konuşan yetkililer tüzüğün 20 maddesinde bir değişiklik öngörüldüğünü ifade etmekteler.
En önemli değişikliklerin ise ön seçim ve dönem sınırlaması konuları olup, nasıl sonuçlanacağı merak edilmekte.
Ayrıca partide her yerde aynı çözümün değil, farklı kombinasyonların geçerli olabileceği görüşü ağırlıkta. Yani karma bir sistem düşünüldüğünü duyuyoruz.
Yine önemli değişiklik olarak güçlü genel sekreterliğe dönülüp dönülmeyeceği konuşulmakta.
Kadınların eşit temsiliyet konusu da yönetimin yapmak istediği diğer bir değişiklik hususu. Yüzde 33 olan kotanın önce 40’asonra 50’ye çıkarılması düşünülmekte.
Ayrıca Milletvekilliğinde 3 dönem sınırı, fakat 15 yıl dolmadıysa uygulanmayacak, örgüt denetiminde ön seçimde, örgüt denetimli önseçimde, aday yoklaması, örgüt denetiminde aday yoklaması gibi yöntemlerde süre sınırı olmayacak.
Yerel seçimler için, merkez yoklaması da belediye başkanı, belediye veya il genel meclisi için 3 dönem seçilebilecek.
Milletvekilliği için örgüt denetiminde ön seçimde, örgüt denetimli önseçimde, aday yoklaması, örgüt denetiminde aday yoklaması ile belirlenecek. Hangi seçim çevresinde hangi yöntemin uygulanacağına ilçe ve il örgütleri görüşleri doğrultusunda PM karar verecek.
Kongre başlama ve bitiş tarihleri MYK tarafından belirlenecek, kongreler 2 yıldan az, 3 yıldan fazla sürede yapılamayacak.
Partililer üye olduktan 1 yıl sonra seçme ve seçilme hakkı kazanacaklar.
Genel Başkanın belirlediği Genel Başkan Yardımcıları ve Genel Sekreter, PM’den güven oyu alarak görevlerine başlayacak. TBMM Grup Başkan ve Yardımcıları da MYK üyesi sayılacaklar.
Genel Başkan yokluğunda MYK’ya Genel Başkanın belirlediği değil Genel Sekreterden başlayarak protokol sırasına göre başkanlık edilecek.
20 binden fazla nüfusa sahip olan yerlerde Milletvekilleri, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, Partili Belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ve iştiraklerde çalışanlar kongrelerde aday olamayacak, ilçe kongre delegesi seçilemeyecek.
Geçmişte tüzükte yer alan Küçük Kurultay, Büyük Danışma Kurulu adı altında yeniden tüzüğe eklenecek.
Yukarıda yazdıklarım CHP Tüzük Kurultayında yönetimce yapılması düşünülen değişiklik önerileri.
Yeni yönetim, bir yerel seçim zaferi sonrası bu kurultaya güçlü olarak girmekte. Bunu neden söylüyorum, yapılacak değişiklikler için kendi görüşleri ağırlıklı olarak kongreye hakim olacak ve karşı değerlendirmeler yeterince ses bulamayacaktır diye endişe ediyorum.
Oysa hep birlikte anımsayalım. Yerel seçim zaferi sonrası sayın Genel Başkan oldukça ılımlı, herkese kucak açan, normalleşme sloganı ile yol yürüyeceğini, herkesle her şeyi konuşacağını söyleyen ve erken seçim istemeyen bir politika izlemekteydi.
Seçim kazanan yönetimin karşısında farklı bir şey söylemek kolay değil ve bu politikaya birkaç cılız karşı çıkıştan başka ses çıkaran pek olmadı. Bu karşı çıkışın en önemli figürü ise eski Genel Başkandı.
Peki yerel seçimden bu yana ne kadar zaman geçti, 5 ay. Şimdi Genel Başkan ne söylüyor hepimiz duyuyoruz değil mi? Neredeyse tam aksi yönde görüş bildirmeye başladı. Doğrusu da bu bence. Çünkü 22 yıllık yani olur mu kani!
Bu söylemlerde en önemli fark “hemen şimdi erken seçim”.
Seçim sonrası günlerde Genel Başkan tam aksini söylerken tüm takım da bu görüşteydi, şimdi tam tersi söylenirken de tüm takım erken seçim demekte.
Burada söylemeye çalıştığım, ülkemizin daha fazla dayanacak gücünün kalmadığını düşünüyorum. Ekonomik olarak nüfusun yüzde 80’i yıkım içinde harap ve bitap düşmüş durumda. İnsanlar sadece yemeğe ve barınmaya çalışmakta. Bu insanca bir yaşam değil ve sürdürülemez.
Ülke sanayi ihracatının sadece yüzde 3’ü teknolojik ürün. Bu yapı ile kimseyle rekabet edemeyiz ve refah toplumu olma umudumuzolamaz.
Tarım bilinçli-bilinçsiz olarak bitme noktasına gelmiş durumda. Dünyada gıda fiyatları düşerken, bizde yüzde yüzler seviyesinde artarak devam etmekte. Tarlada çiftçi mutlu değil, pazarda halk. Ülkemiz kendi kendine yeten bir ülkeyken, şimdi dünyanın her yerinden, yine uluslararası şirketlerin market raflarında gıda ürünlerini almak zorunda kalmakta.
Adalet sokaktaki her insanın var mı dendiğinde ya yok dediği yada yanıt vermediği güven konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı bir durumda. Adalet olmadan, hukukun üstün olmadığı bir toplum kalkınabilir mi? Anayasaya Mahkeme kararlarına uyulmadığı, mahkemelerin birbirleri ile kavga ettiği bir adalet sistemi halka umut ve mutluluk verebilir mi?
Ya eğitim! Yeni bir eğitim öğretim dönemi başladı bu günlerde,bir ülkenin en değerli kaynağı. Bizde ise her öğrenciyi üniversite mezunu yaptın mı tamam anlayışının hakim olduğu bir eğitim sistemini yaşamaktayız. Okullarımız bilimden uzaklaşıp maneviyatı daha çok kapsayan müfredat ile geleceğe nasıl umutla bakacak bu ülke. Çocukların, gençlerin sınav sonuçları üzerinden yapılan değerlendirmeler içler acısı. Bu çocuklar ile ileri teknoloji, sağduyulu rasyonel bireyleri nasıl oluşturacağız?Bunların olmadığı bir toplum sorgulayan, ilerici, akılcı bir toplum nasıl olur? Toplum böyle olmazsa ülkemiz nasıl olur, dünyadaki yerini nasıl nerede alır? Oysa emperyalistlere karşın özgürlük savaşı verilerek kazanılmış, saygın bir devlet aldık emanet olarak. İlk 15 yılda neler yapıldığından habersiz bugün toplumumuz.
İşte bu durumda ve şartlarda CHP Tüzük Kurultayı’nı yapacak. Burada olan her delege kendi şahsi veya parti çıkarından önce ülkesini düşünmek zorunda. Basit bir kazanma meselesi değil, ülkenin bundan sonra yürüyeceği yolu ve istikameti belirleyeceklerinin bilincinde hareket etmeli ve kararları vermeliler.
Bu kurultayın sonuçları gelecek iktidarı belirleyeceği gibi, diğer siyasi partileri, birliktelikleri ve daha pek çok oluşuma örnek olacak, ya da yol gösterecek.
O nedenle tüzük kurultayını çok önemsediğimi ifade etmek isterim ve bu önemi herkesin yeterince anlamasını dilerim. Bu itibarla küçük hesaplar yapılmaması gereken, büyük sonuçlara gebe bir tüzük kurultayı yaşanacak. Ve bu kurultay bugün değilse yarın hepimizi ve ülkemizi derinden etkileyecektir.
Naçizane benim de bu vesileyle tüzük değişiklik önerilerim olacak. Bu değişiklikleri 2023 Temmuz ayından bu yana dillendirmekte ve yazmaktayım.
-Hiçbir istisna olmadan ön seçim.
-Delege değil, üye ve tabii aktif üye oy kullanmalı. Belediye çalışanları oy kullanmamalı (belediyelerin kazanıldığı yerlerde).
-Çarşaf liste. Kongrelerde oylama ile blok liste seçeneği olmadan.
-Her seçim noktasında 2 dönem. İstisnası olmadan.
–Belirlenecek seçim noktalarındaki adaylar için adaylık kriterleri.
-Daha sağlam bir örgüt için, halkın nabzını tutmak adına mahalle örgütlenmesi.
Bu başlıkların altını doldurarak yazıyı uzatmak ve sizi yormak istemiyorum. Çok uzun zamandır zaten bunlar konuşulmakta.
CHP Atamızdan armağandır ve iki büyük eserim dediğinden biri Cumhuriyet diğeri de CHP’dir.
CHP sıradan bir siyasi parti değildir. Devleti kuran bir partidir. O nedenle tüm partililerin bu sorumluluk altında Tüzük Kurultayını icra etmeleri ve en doğru kararları almalarını sadece partililer değil tüm yurttaşlar beklemektedir.
Yazımı Atatürk’ün 16 Eylül 1924 tarihinde CHP için söylediklerini özellikle kurultay delegelerine anımsatarak bitirmek isterim.
“Halk Partisi, memleket ve millet her türlü dayanaktan mahrum bırakılarak felakete atıldığı uğursuz zamanda bütün milleti kadrosu içine alarak kuvvet ve kudret yapan, harici düşmanları kovan, dahili düşmanları imha eden, halka hürriyet ve hakimiyet temin eden mukaddes bir cemiyettir.
Halk Partisi, hiçbir safsataya iltifat etmeyerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran inkılapçı bir ruhun bütün millete kendisini gösteren örgütlenişidir.
Halk Partisi, Türkiye’yi medeni aleme sokan ve orada yükselmeyi taahhüt eden azimkar bir partidir.”
CHP değişirse Türkiye değişir.
Tüzük Kurultayının başarılı olması ve halkın beklentilerini karşılaması dileğimle.



