A. Kemal KAŞKAR –
İki aya yaklaşan süredir direnmekte olan ve Soma’dan yollara düşüp yalınayaklarla vardıkları Ankara’da Çankaya ilçesi Fidanlık mahallesindeki Kurtuluş Parkı’nda sürdürdükleri mücadelede başlattıkları açlık grevinin ikinci gününde gözaltına alınmaları sonrasında Fernas İşçileri’ne destek vermek amacıyla önceki gün ülkemiz genelinde eylemler yapıldı. Bu çerçevede ilimiz Muğla’da da 16 Ekim Çarşamba günü saat 18’de Milas Belediye Park Cafe önünde, Datça Berkin Elvan anıtı önünde ve Menteşe’de Sınırsızlık meydanında, saat 19’da Bodrum’da Belediye meydanında, aynı gün saat 20’de ise Milas Akbelen nöbet alanında açıklamalar ve oturma eylemleri yapıldı.
İlçemiz Milas’ta ‘Milas Emek ve Demokrasi Platformu’tarafından yapılan çağrıyla Şehir Parkı Belediye Park Kafe önünde yapılan açıklamaya, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası imzalı “Ayaklar çıplak, karınlar aç, Somalı madenciler kazanacak!” yazılı pankart ile Milas Yurttaş İnisiyatifi ve Milas 78’liler pankartlarının arkasında DİSK Genel İş Muğla 1 No’lu Şube Şube Başkanı Uzay Kocabaş’ın da aralarında olduğu Belediye işçileri ile partili (CHP, DEM Parti, TİP, SOL Parti, EMEP’li) partisiz bir grup yurttaş katıldı.
“Fernas İşçisi gururumuzdur”, “Fernas İşçisi yalnız değildir”, “Sendika hakkı engellenemez”, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atılmasıyla başlayan eylemde daha sonra açıklama okundu.
“Fernas işçilerinin onurlu mücadelesine selam olsun!”
Milas Yurttaş İnisiyafi’nden Yusuf Ziya Kesken tarafından okunan ‘Milas Emek ve Demokrasi Güçleri’ imzalı açıklama şöyle:
“Bugün Fernas’ta çalışan işçilerin haklı ve onurlu mücadelesini selamlıyoruz. Yıllardır emeğiyle bu ülkeye katkıda bulunan işçi sınıfı, en temel haklarından biri olan güvenli çalışma koşullarını talep etmektedir ve bu taleplerine karşılık bulamadıkları için açlık grevi başlatmışlardır. Yüksek ölüm riski taşıyan bir işyerinde, işçi kardeşlerimizin hayatlarını hiçe sayan bir sistemin karşısında dimdik durarak, topluma ve yetkililere açık bir çağrı yapmışlardır:‘İş güvenliği ve insan onuru, pazarlık konusu yapılamaz!’
İşçilerin bu mücadelesi sadece bir grup insanın basit taleplerinin karşılanması çabasından ibaret değildir! Bu, yıllardır sermayenin kâr hırsı uğruna ezilen emekçi sınıfının, toplumsal eşitsizliğe karşı verdiği mücadelenin bir parçasıdır. Bugün, iş güvenliği, adil ücretler ve insanca çalışma koşulları talep eden işçiler, aslında tüm işçi sınıfının kaderini savunmaktadır. Kapitalist sistem, işçilerin emeğini sömürerek zenginliği birkaç elde toplarken, bu zenginliği üreten emekçilerin hayatını tehlikeye atmaktadır.
Fernas işçileri, bizzat deneyimledikleri adaletsizliklere karşı sessiz kalmayı reddederek, toplumsal adalet için seslerini yükseltmiştir. Ancak, seslerini duyurmakta zorluk çektikleri ve yetkililerin çözüm üretmemesi nedeniyle açlık grevine başlamışlardır. Bu mücadele, emeğin değersizleştirildiği, işçilerin hayatlarının risk altına atıldığı bir düzenin kabul edilemez olduğunu tüm topluma göstermektedir.
Bizler, işçilerin taleplerini direnişçi bir perspektifle değerlendiriyor ve onları destekliyoruz. Emekçilerin sağlığı, güvenliği ve onurlu yaşam hakkı, sermayenin çıkarlarından önce gelmelidir. İşçi sınıfının haklarının gaspına sessiz kalmak insanlık onuruna aykırı bir tutumdur.
Bu açlık grevi sadece Fernas işçilerinin değil, ülkemizin tüm emekçilerinin geleceği için verilen bir mücadeledir. İşçilerin bu haklı direnişinde yanlarındayız ve taleplerinin bir an önce karşılanması için yetkililere çağrıda bulunuyoruz. İşçiler aç kalmayı ve dahi ölümü göze almışken, bu çağrıyı görmezden gelmek toplumsal vicdana karşı bir sorumluluktur. Sorunun muhataplarına çağrıda bulunuyoruz: Anayasada açıkça belirtilmiş toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına istinaden, gözaltına aldığınız işçileri derhal serbest bırakın.
Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz; Kazanan emeğin onuruolacaktır!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Açıklamanın okunmasının ardından “Özgürlük ve Adalet İşçilerle Gelecek” sloganını atan topluluk bir süre alanda bekledikten sonra dağıldı.
Son durum …
Ankara Çankaya ilçesi Fidanlık mahallesindeki Kurtuluş Parkı’ndaki oturma eyleminin 52’nci, açlık grevlerinin de ikinci gününde “kamu güvenliğini tehlikeye atmak” suçlamasıylagözaltına alınan 32’si Fernas işçisi, 4’ü Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticisi ve biri de Umut-Sen üyesi olmak üzere toplam 37 kişi, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldıktan sonra polis tarafından kuşatılan Kurtuluş parkına alınmadılar. Bu durumda, olayların tırmanacağı yönündeki beklentilerin güç kazandığı noktada sürpriz bir gelişme yaşandı.
Fernas işçilerinin kararlı mücadelesine ülke çapında yükselen destek eylemlerinin kazandırdığı ivme ve TBMM’nde yaşanan gelişmeler sonrasında açlık grevine ara verme ve Soma’ya dönme kararı veren maden işçileri 17 Ekim Perşembe günü öğlen saatlerinde Ankara’dan Soma’ya uğurlandılar.
Konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, bu kararın AK PartiGrup Başkanı Abdullah Güler ve DEM Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in AK Parti Batman Milletvekili ve Fernas Madencilik’in sahibi Ferhat Nasıroğlu’yla yaptığı görüşmenin ardından alındığı belirtildi.
İlk atılan 2 işçi, eylemler sırasında işten atılan 1 işçi ve halenatılmamış durumdaki 2 işçiden oluşacak işçi heyetiyle Fernas yetkilileri arasında yapılacak görüşmenin kesinleştiğinin belirtildiği açıklamada, “Cuma günü Soma’da yapılacak görüşmenin olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz. Yapılacak görüşmelerin ardından çıkan sonuçlara göre direnişin sona erdiğini ya da devamını duyuracağız” denildi.




