A. Kemal KAŞKAR –
24 Eylül 2025 Çarşamba günü, köylerinde yine açılmak istenen taş ocağı ile ilgili olarak Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Orman Bölge Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi ile başvuran Aslanyaka köylülerinin yarın da Muğla İl Tarım Müdürlüğü ve Milas Orman İşletme Şefliği’ne dilekçe verecekleri bildirildi.
2004’ten beri …
Konuyla ilgili açıklama yapan Aslanyaka Köyü’nden Mehmet Polat, köylerinde 2004 yılında faaliyete geçip 10 yıl faaliyet gösteren taşocağının 2015 yılında üretime son verdiğini, ocağın 10 yıl boyunca doğaya, havaya, suya, çevreye verdiği zararla birlikte geride talan edilmiş bir alan bıraktığını belirterek, “Şirket 2022 yılında kapasite artırımıyla aynı bölge için ÇED gerekli değildir kararı ile faaliyete geçmiş ve 10 kadar kızılçam ağacını kesmişti. Karar askı sürecindeyken Aslanyaka köylüleri olarak dava açıp yeniden mücadele başlattık, mahkeme, bilirkişi raporuna uygun olarak köylüleri haklı bulup ÇED gerekli değildir kararını iptal etmişti. Karar şirket tarafından istinafa taşındı ve nihayetinde Danıştay’ın mahkeme kararını onaylaması ile Aslanyaka’da taşocağı istemiyoruz” diyenlerin haklılığı teyit edilmişti” diyerek süreci özetledikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:
İtiraz üstüne itiraz …
“Şirket 2023 yılında isim değiştirerek ve önceki alana sınır farklı bir alan için yeni bir ÇED süreci başlattı. Aslanyaka köylüleri olarak yine itiraz ettik ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nce proje ÇED sürecini sonlandırdı. Bu kez, 25 Eylül 2024 tarihinde, 2023 yılında ÇED süreci sonlandırılan alana Aynı dosya ile tekrar ÇED süreci başlatılmış. Ormanlık alana müracaat eden şirket bin 853 kızılçam ağacını keseceğini yazmış. MUÇEP Milas Meclisi olarak alanda yaptığımız incelemede, en az beş bin kızılçam ağacının talan edileceğini gördük. Alandaki kızılçamların kesilmesi ve burada taşocağı faaliyeti yapmak tam anlamıyla bölgede ekokırımdır. Aslanyaka’nın kuzeyindeki bu orman da kesilirse hem iklim yönüyle hem de ekolojik yönüyle bir kırılma oluşturacaktır. Bizler Aslanyaka köylüleri olarak buna izin vermeyeceğiz. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, ÇED ve Çevre İzinleri Şube Müdürlüğü’ne, Aslanyaka’da taşocağı istemiyoruz diyerek, projenin ÇED sürecinin sonlandırılması için dilekçe veriyoruz.
Bizler bu proje uygulanırsa havamızın, suyumuzun nasıl kirleneceğini, sağlığımızın nasıl olumsuz etkileneceğini geçmişte şirketin faaliyetlerinden tecrübe ettik. Zeytinlerimizin nasıl etkilendiğini fiziki olarak yaşayarak öğrendik, biliyoruz. Zeytinlerimizin toz yüzünden veriminin yok denecek kadar etkilenmesinin yanında zeytin ağaçlarımız kurumaya yüz tutmuştu. Zeytin ve zeytinyağı bizim ekonomimizi oluşturduğu için bu durum bizlerin ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Birkaç şirket sahibi para kazanacak diye yüzlerce kişinin hem sağlığını hem yaşam kalitesini hem de ekonomisini olumsuz etkileyecek bu projeyi istemiyoruz.
Milas’ın dağları, denizleri, ovaları, her yeri rant için saldırı altında. Onlarca talan projesi mevcut. Aslanyaka taşocağı ile taş talebi yönüyle kesişen bir konu. İştah açıcı bir ‘taş pazarı’ var.
Bizler Aslanyakası’nda taşocağına izin vermeyeceğiz. Doğamıza, havamıza, suyumuza yaşam alanlarımızı sahip çıkarak atalarımızın koruyarak bize bıraktığı yaşam alanlarımızı sonuna kadar mücadele ederek devraldığımız gibi gelecek nesillere bırakmaya kararlıyız. Çam gider çalı kalır, çalı gider çakıl kalır. Aslanyaka çöl olmasın.”




