A. Kemal KAŞKAR –
İlçemizde, İkizköy başta olmak üzere bir avuç kömür için ormanları, zeytinlikleri, tarımı, toprağı, suyu, havayı feda eden adımlara karşı direnen köylü vatandaşların direnişleri sürüyor.
10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ‘acele kamulaştırma’ mağduriyeti yaşatılan vatandaşlar, ‘vermeyeceğiz’ diye karşı çıktıkları kamulaştırılan parsellerinde başlatılan keşif çalışmaları sırasında direnişin önderlerinden Esra Işık’ın tutuklanması sonrası, “Akbelen için, köylerimiz için, yurdumuz için, Esramız için adalet” diyerek yaptıkları çağrıyla 19 Nisan Pazar günü İkizköy’de ‘Dayanışma Buluşması’ gerçekleştirdiler.
Dayanışma buluşmasına ilçemiz merkezi ve köylerinden vatandaşların yanı sıra, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, Muğla, Denizli, Aydın, İzmir ve Manisa’dan bazı sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin yönetici ve temsilcilerinden oluşan kalabalık bir topluluk katıldı.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın konuşması ve ardından Kızı Esra Işık’ın cezaevinden yazdığı 17 Nisan tarihli mektubu okumasıyla başlayan buluşmada, acele kamulaştırma mağduru köylüler, milletvekilleri, belediye başkanları tarafından yapılan konuşmalarda dayanışma ve destek mesajları verildi, mücadelenin yükseltileceği dile getirildi.
“Gücümüze güç kattınız bugün …”
Nejla Işık, konuşmasında “Herkese merhaba. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Gücümüze güç kattınız bugün. Omuzlarımızdaki ağırlığı aldınız bugün. Yüreğimiz yangın yeri İkizköy’de. 20 günü aşkındır, Kızım İzmir kapalı cezaevinde tutuklu, bizler İkizköy’de tutukluyuz. Ama tüm kötülüklere inat, tüm haksızlıklara inat, buradayız, dimdik ayaktayız. Toprağımıza öyle bağlıyız ki, bunun karşısında hiçbir güç duramaz biliyoruz. Ne O’nu tutsak edenler ne bizi burdan sürgün etmeye çalışanlar istediklerine ulaşamayacaklar. Bugün burada biliyorum O’nun aklı. Bugün buradaki buluşmada yüreği O’nun da. Kalbi burada atıyor bugün. Ve bu dayanışmayla, birlikteliğe özlemle, en kısa sürede O da yanımızda olacak. Yine kaldığı yerden, O’nun da dediği gibi, mücadelesine devam edecek, mücadelemize devam edeceğiz. Bu baskılar bizi yıldıramadı, yıldıramayacak, yedi yıldır olduğu gibi. Benim çocuğum sadece toprağını korudu. Evim dedi, yurdum dedi, geleceğim dedi köyünü korumaya çalıştı. Milas bir şirketten büyüktür dedi. Bu topraklar bu şirketin çiftliği değil dedi. Ve bugün biz de burada O’nun bize bıraktığı bayrağı, bize devrettiği bayrağı dalgalandırıyoruz” dedi ve sözlerini Kızının mektubunu okuyarak tamamladı.
“Biz haklıyız. Direnmeye devam.”
Esra Işık, mektubunda, buluşmaya katılanlara; “Köyümden, toprağımdan kilometrelerce uzakta bir sürgündeyim. Duyduğum, öğrendiğim kadarıyla köyümüze baharlar gelmiş. Toprağımın kokusunu çok özledim, evimi, köyümü, ailemi, insanlarımı çok özledim. En kısa sürede gelip mücadelemize kaldığım yerden devam edeceğim. Kimsenin şüphesi olmasın, kimse beni merak etmesin.
Herkesin yüreği Akbelen’de olsun. Köyümüz, zeytinlerimiz, mücadelemiz iyi ve güçlü oldukça ben de iyiyim, ben de güçlüyüm.
Gözüm kulağım Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nden gelecek bir durdurma kararında.
Her güne umutla, inançla başlıyorum. Toprağımıza sahip çıkma emeklerimiz boşa çıkmayacak biliyorum.
Bu şirketlere imtiyaz tanıyanlara, yolunu açanlara, biz köylüleri görmeyenlere buradan soruyorum:
Siz hiç atalarınızın mezarlarını, kemiklerini taşımak zorunda kaldınız mı? Siz hiç yüz yıllık emeğinizin, tüm geçmişiniz ve geleceğinizin bir gecede elinizden alınmasının ne demek olduğunu yaşadınız mı? Aranızda hiçbir köylü çocuğu yahut karnını, ailesini bu topraklardan doyuranınız yok mu?
Biz sadece toprağımızı, yuvamızı, geleceğimizi savunduk. Bu memleketin zenginlikleri, insanları, yurttaşları bir şirketin kârından daha değerlidir dedik.
Akbelen’e omuz veren, yüreğini mücadelemize koyan herkese kucak dolusu sevgi ve selamlarımla.
Köyümüze sahip çıkacağınıza, mücadelemizi büyüteceğinize olan inancımla köyüme, ağaçlarıma sarılmak için gün sayıyorum.
Emeğimiz, alınterimiz, zeytinlerimiz ve köylerimiz YK Enerji Şirketi’nden büyüktür.
Vazgeçmek, boyun eğmek, geri adım atmak yok. Biz haklıyız. Direnmeye devam” diye seslendi.
“Teşekkür ediyorum …”
Seferihisar Orhanlı köyünden gelen zeybek ekibinin gösterisiyle süren buluşma sırasında, “Esra Işık Yalnız Değildir”, “Esra Işık Onurumuzdur”, “Havama Suyuma Toprağıma Dokunma”, “Limak Defol Bu Topraklar Bizim” ve “Akbelen bizimdir, bizim kalacak” sloganları atıldı.
Ve dayanışma buluşması, Nejla Işık’ın şu sözleriyle sona erdi:
“Teşekkür ediyorum, gücümüze güç kattınız. Gerçekten, acımızı da birlikte yaşıyoruz, sevincimizi de birlikte yaşayacağız. (İnşallah sesleri …) Önce kızımızı alacağız, sonra da topraklarımızı bu şirketin pençesinden yine birlikte kurtaracağız. Ya hep beraber ya hep beraber. Sağolun …”




