BAKIŞ Haber –
27. Dönem CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, 10 Ekim Cuma günü Milas’ta düzenlenen “Bir Yok Oluş Hikayesi – Vahşi Madencilik, Termik Santraller ve Sağlık Etkileri Sempozyumu”nda yaptığı konuşmada, enerji ve madencilik politikalarının toplumsal ve çevresel bedellerine dikkat çekti.
Girgin, sempozyumu düzenleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Bir dönem maden işçisi olarak çalışan ve sendikal mücadelenin ön saflarında yer alan biri olarak şunu üzülerek söylüyorum: Özelleştirmeye karşı yıllar önce dile getirdiğimiz tüm uyarılar bugün birer birer gerçekleşiyor” dedi.
ÇARE KAMULAŞTIRMADIR
“Doğal kaynaklarımız ranta kurban ediliyor”
Enerji ve madencilik sektörünün kamu eliyle işletilmesi gerektiğini vurgulayan Girgin, şu ifadeleri kullandı:
“Özelleştirme vurgundur, talandır demiştik. Ne elektrik ucuzladı ne işsizlik azaldı, tam tersine arttı. Bugün doğal kaynaklarımız ranta ve talana kurban ediliyor. Enerji kamusal bir haktır; özel sektörün insafına terk edilemez.”
Girgin, bu süreçte halkla, çevrecilerle, köylülerle ve yerel yöneticilerle birlikte mücadele ettiklerini belirterek, “Hiçbir zaman belediye başkanlarımızla karşı karşıya gelmedik, tam tersi yan yana yürüdük. Bize ev sahipliği yapan başkanlarımıza hep teşekkür ettik, kamuoyu hep bizimle birlikteydi” dedi.
“İşçiyle köylüyü karşı karşıya getiren oyuna gelmeyelim”
Sermayenin, toplumu kendi içinde bölerek direnişi zayıflatmaya çalıştığını belirten Girgin, “Bugün işçi ‘Benim işim ne olacak?’ derken köylü ‘Benim zeytinim ne olacak?’ diyor. Çevreci de ‘Bu ekoloji yok edilmesin’ diyor. Sermayenin oyununa gelmeden, işçisiyle, köylüsüyle, çevrecisiyle tek vücut olmalıyız” ifadelerini kullandı.
İkizköy’ün Necla muhtarından izin alarak yaptığı bir hatırlatmada ise Girgin, “Muhtarımızın babası kömür ocağından bizim mesai arkadaşımızdı. Bundan sonra baba ile çevreci kızını karşı karşıya getirmeye çalışan bu düzeni durdurmak için, işçiyle çevreciyi, işçiyle köylüyü karşı karşıya getirmeye çalışan bu düzen için ortak mücadele hattı örelim” çağrısında bulundu.
ÇALIŞTAY VE ALTERNATİF MADENCİLİK YASASI ÇAĞRISI
Girgin sözünü bir çağrı ile sürdürdü,
1985 yılında yürürlüğe giren Maden Kanununun şu ana kadar 30 kez değişikliğe uğradığını ve
yabancı sermayeye ve özel sektöre ayrıcalıklar sağlayan yasaların yürürlüğe sokulduğunu belirten Girgin uzun erimli enerji ve madencilik politikaları yerine piyasa önceliklerine göre ve şirketlerin çıkarına göre düzenlenmiş mevzuat ve uygulamaların çıkmaz sokak olduğu bir kez daha görüldü dedi.
Girgin sözlerini şöyle tamamladı; “Daha önce parti yetkililerimize yerel yöneticilere, ilgili meslek örgütlerine ve sendikalara önermiştim.
Emekten yana,çevre ve insan sağlığından yana bir enerji termik madencilik ve zeytincilik alternatif yasasının çalıştayını Muğla’da veya Milas’ta yapalım ve bunun üzerine mücadeleyi geçmişteki gibi hepbirlikte yükseltelim.
Çare kamulaştırmadır …”



