‘Acele Kamulaştırma ve Alelacele Keşif Mağduru’ Milaslı köylü vatandaşlar, Ankara’da eylem yapıp Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’a seslendi:
“Bütün bu hukuksuzlukları bir kararla durdurabilirsiniz!”
A. Kemal KAŞKAR –
10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla İkizköy, Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, Karacaağaç ve Karacahisar köylerimizdeki 679 parselin ‘acele kamulaştırılması’ ile girilen yeni dönemde vatandaşlarımızın, -Mısır’daki sağır sultanın bile duyduğu- “havama, suyuma, zeytinime-toprağıma dokunma” haykırışlarıyla özetleyebileceğimiz mücadelesi de yükselmeye başladı. Acil kamulaştırma mağduru vatandaşların ‘yürütmenin durdurulması’ talepleri de dahil başlattıkları hukuk mücadelesinden bekledikleri olumlu gelişmenin bir türlü gerçekleşmemesi de sorunun bir başka boyutunu oluşturuyor … Bu arada, ilgili mahkemenin, kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi için başlattığı keşif çalışmasının mülk sahiplerine ve ilgili muhtarlıklara bildirilmemesi nedeniyle tepki gösteren vatandaşlarla şirket çalışanları ve jandarma arasında yer yer tartışma ve kısmî gerginlikler yaşanmış, Akbelen direnişinin sembol isimlerinden Esra Işık’ın gözaltına alınıp tutuklanmıştı.
Vatandaşların, bu olumsuz tablo içinde seslerini, tepkilerini duyurmak için daha önce 1 Nisan’da yapılacakken Esra Işık’ın gözaltına alınması nedeniyle erteledikleri Ankara’da Anayasa Mahkemesi önündeki eylem dün (7 Nisan Salı) yapıldı. CHP ve İYİ Parti Muğla Milletvekillerinin de destek verdikleri eylemde yapılan açıklamada; Milas’ta anayasa, yasa ve hukukun rafa kaldırıldığına, ‘7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 11. maddesi ile Maden Kanunu’na Geçici 45. Maddenin eklenmesiyle Milas ve Yatağan’daki zeytinlerin sökülüp linyit maden ocağı haline getirilmesi için ‘adrese teslim’ ve ‘kişiye özel’ bir yasa çıkartıldığına, yasanın anayasaya aykırılığı nedeniyle 260 milletvekilinin Anayasa Mahkemesi’nde açtığı iptal davası kapsamında henüz yürürlüğün durdurulması veya iptal kararının verilmediği belirtildi.
Esra için Adalet, Akbelen için Adalet!
Eylem sırasında, acele kamulaştırma ve alelacele keşif mağduru Milaslı köylü vatandaşlar adına yapılan açıklamada ayrıca, telafisi mümkün olmayan mağduriyetlere yol açan ve açacak olan işlemlerin iptali için Yatağan ve Milas’taki zeytin üreticilerinin dava açtıkları, aradan yedi buçuk ay geçmesine rağmen Danıştay 8. Dairesi’nin henüz yürütmeyi durdurma kararı vermediğine dikkat çekilerek şöyle denildi:
Yürütmenin acilen durdurulması gerek!
10 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Milas’ın köylerinde toplam 679 parsel özel mülkiyetin acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Acele kamulaştırmanın iptali için 200 parsel için dava açılmıştır. Danıştay 6. Dairesi, 9 Şubat’a kadar 96 dosyada ilk incelemeyi tamamlamış, 2 Şubat tarihli ara kararıyla ‘yürütmeyi durdurma talebinin savunmadan sonra incelemesi’ne karar vermiştir.
Davalı Cumhurbaşkanlığı ve MAPEG’in savunması alınmış, yürütmeyi durdurma kararı beklenirken Danıştay 6. Daire bir kez daha ara kararı kurmuştur. 01/04/2026 tarihli ara kararla, davanın YK Enerji şirketine ihbarına ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yöneltilmesine, yürütmeyi durdurma talebinin Bakanlığın savunmasından, Şirketin davaya katılmasından sonra incelenmesine karar vermiştir. Bu durum, yürütmeyi durdurma kararının en erken bu ay sonunda çıkabileceği anlamına gelmektedir.
Acele el koymak için alelacele keşifler
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülk sahiplerine ve avukatlarına bilgi vermeden şablon tutanaklarla günde 100’ün üzerinde parselde keşif yapmaktadır. Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca: Bilirkişiler 15 gün içinde rapor sunmak zorundadır. Rapor sonrası taşınmaz bedeli bankaya yatırılacak ve el koyma kararı verilecektir. Tahliye için tanınan 15 günlük süre içinde taşınmazlar boşaltılmazsa, kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) aracılığıyla cebren tahliye yapılacaktır.
Bütün bu haksız ve hukuksuz uygulamalara direnen köylümüz Esra Işık, 30 Mart 2026 tarihinde şirket aracı sandığı sivil araca tepki gösterdiği için mahkeme keşfini engellediği iddiasıyla çalışmalarına tepki gösterdiği için gece yarısı evinden gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır. Tutuklamaya yapılan itiraz reddedilmiş ve Esra Işık, İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmiştir.
Esra’yı tutuklayarak bize gözdağı vermek, bizleri korkutmak istemektedirler; ama amaçlarına ulaşamayacaklar. Teslim olmayacağız; köylerimizden de birbirimizden de vazgeçmeyeceğiz. Esra Işık derhal serbest bırakılsın!
Akbelen Ormanı’ndan sonra Akbelen insanları da yerinden yurdundan zorla sökülüp atılma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Bütün bu hukuksuzlukları Anayasa Mahkemesi ve Danıştay bir kararla durdurabilir. Takdir, tercih ve karar onlarındır.




