Maden yasasındaki değişikliğe karşı direnen yurttaşlar, yasanın TBMM’nde kabul edilmesinin ardından, mücadeleyi Anadolu’da büyütmek üzere Ankara’ya veda ettiler …
“Asıl nöbet şimdi başlıyor!”
A. Kemal KAŞKAR –
İktidarın, önceki yıllarda on kez atıp da geri çektiği (en özet ifadeyle: ‘Zeytinlik-ormanlık-tarımsal alanların madencilik faaliyetlerine feda edilmesi yönünde’) ‘maden yasasında değişiklik adımı’, son olarak 13 Haziran 2025 tarihinde atıldı. O andan itibaren teklifin geri çekilmesi için yükselen ve yaygınlaşan direnişlere rağmen yasa, 19 Temmuz 2025 tarihinde TBMM genel kurulunda kabul edildi.
“Havama, suyuma, toprağıma dokunma!”
13 Haziran’da TBMM’ne sunulan ve 20 Haziran’da Komisyondan geçen ‘Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ilkin 24 Haziran’da genel kurul gündemine gelmesi beklentisiyle “24 Haziran Salı sabahı Ankara’ya, gasp yasasını engellemeye çağırıyoruz! #ToprağımızıVermiyoruz #ZeytinimeDokunma” çağrısıyla Ankara’ya gidilmiş, ancak o gün görüşmeler başlamayınca geri dönülmüştü.
Daha sonra, 3 Temmuz Perşembe, 8 Temmuz Salı ve nihayet 16 Temmuz Çarşamba günleri için yapılan buluşma çağrılarıyla Ankara Ayrancı Cemal Süreya Parkı ve TBMM Dikmen Kapısı, direnişin merkezi haline geldi.
Vatandaşlar, yaptıkları çağrı açıklamalarında, “Köylü için mülksüzleşme, kentli için açlık sınırında yoksullaşma demek olan, yaşamlarımızı talan edecek bu yasaya karşı tüm köylerimizi, insanlarımızı Ankara’da sesimizi birlikte büyütmeye çağırıyoruz” dediler.
‘Açlık Grevi’!
16 Temmuz Çarşamba günü, yasa teklifi maddelerinin, muhalefet milletvekillerinin tüm engelleme çabalarına rağmen kabul edilmeye başlanması üzerine, önce saat 11’de Cemal Süreya Parkı’nda buluşulup kurulan köylü kürsüsünde köylüler, çiftçiler tarafından maden yasa tasarısını neden istemediklerine dair konuşmalar yapıldı, ardından Meclis Dikmen kapısına kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. Dikmen kapısı önünde ilçemiz İkizköy ve Karacahisar köylerinden Nejla ve Esra Işık ile Ayşe Günay, yaptıkları konuşmalarda köylülerin seslerinin duyulmaması nedeniyle açlık grevine başladıklarını ilan ettiler.
18 Temmuz 2025 Cuma
Maden yasası maddeleri, açlık greviyle yükselen karşı duruşlara rağmen birer birer kabul edilirken, 18 Temmuz Cuma günü saat 12:30’da yine Cemal Süreya Parkı’nda buluşularak 13’te bir kez daha TBMM Dikmen kapısında açıklamalar ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a görüşme çağrısı yapıldı.
Aynı gün Ankara’daki sağanak yağışla birlikte yükselen tepkilerin hedefinde, “Meclisin kapısında sözünü duymak için beklediğimiz sayın Numan Kurtulmuş nerede? 3 gündür açlık grevinde olan köylüler olarak saatlerce bekledik. Islandık, hasta olduk. Meclis başkanı nerede?” açıklamalarıyla, Kurtulmuş vardı.
19 Temmuz 2025 Cumartesi
Bütün karşı çıkışlara rağmen, maddeleri üzerinde görüşmeleri tamamlanan yasanın tümü de oylanıp “Cumhur İttifakı” vekillerinin oylarıyla kabul edilince, yapılan açıklamada, tüm Türkiye’nin bu yasanın neden geçtiğini bildiğine ve milyonların, bu yasaya karşı haklı mücadeleyi sahiplendiğine dikkat çekilerek “Şimdi Anadolu’nun her yerinde bu ateşi harlama vaktidir. Tüm köylerimize ulaşacak, her yerde anlatacağız. Bu yasayı tarihin çöplüğüne gömeceğiz!” denildi ve 20 Temmuz Pazar günü saat 13’te Cemal Süreya Parkı’nda yapılacak buluşma için basın emekçilerine şu çağrıda bulunuldu:
“Ankara’da dayanışma içinde olduğumuz tüm dostlarımızla birlikte, onların desteğini de yanımıza alarak, bu mücadele ateşini köyümüzde ve tüm Anadolu’da daha da büyütmek üzere yola çıkacağız. Ankara’ya veda ederken yanımızda olmanız, mücadelemizin yeni etabına dair sözlerimizi kamuoyuna ulaştırmanız bizim için bundan sonraki adımda kritik önemde. 20 Temmuz Pazar günü (yarın) saat 13:00’te görüşmek dileğiyle” denildi.
Bu arada, açlık grevi de Cumartesi akşam saatlerinde sona erdirildi.
Mücadeleyi Anadolu’da büyütmek üzere Ankara’ya veda …
20 Temmuz Pazar günü yapılan forumda, Anadolu’nun dört bir yanından gelen vatandaşlar yaptıkları konuşmalarda, yasanın kabul edilmesinin mücadelelerini yükselterek sürdürmelerinin dışında asla bir yılgınlık, teslimiyet oluşturmadığına dikkat çektiler.
Başta İkizköy Muhtarı Nejla Işık olmak üzere Ankara’daki direnişe katılan Milaslı vatandaşlar da köylerine döndüler ve ağaç ağaç, ev ev, köy köy mücadele edeceklerini belirttiler.
İkizköy Çevre Komitesi’nden yapılan “İkizköy’den selam, mücadeleye devam” başlıklı açıklamada, “Ankara’dan ayrıldık, köyümüze döndük, köylülerimizle tekrar buluştuk. Asıl nöbet şimdi başlıyor. Tüm Türkiye’nin sesimiz, gücümüz olmasına ihtiyacımız var. Gözünüz kulağınız bizde olsun, bizim de zeytinlerde. Bu yasayı tanımıyoruz” denildi.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi: “İtirazlarımız sürüyor!”
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) tarafından yapılan açıklamada ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda onaylanan ve zeytin sahalarını madene açma imkanı getiren yasaya başından beri olan itirazlarının sürdüğü belirtilerek, “1939 tarihli Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’da zeytinliklerin korunması açıkça yer almaktayken, düzenleme, bu korumayı etkisiz hale getirmektedir. Yasaya eklenen ‘iki katı ağaç dikimi’ ve ‘20 yıllık kiralama’ gibi göz boyayıcı maddeler, zeytinliklerin sökülmesini meşrulaştıramaz ve kabul edilemez! Zeytin ağacı yerinde değerlidir, taşınamaz. Köylüyü ve zeytinlikleri başka şehre veya topraklara taşımak; zeytinciliği, kültürü, sosyal düzeni yok edecektir!
Hukuki süreç başlamadan yüzbinlerce aileden ve milyonlarca kişiden oluşan zeytincilik sektörü adına Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yasayı onaylamamasını ve yasanın iade edilmesini umut ediyoruz…
#ZeytinimeDokunma #ZeytinHayattır” denildi.




